Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kedi Defteri'nden Gelen Mutluluk

Nereden başlasam, nasıl anlatsam, kaç kişiydik o zaman?..Saçmalıyorum biliyorum :) buraya yazmayalı uzun zaman olmuş. Özledim kelimelerimi -okuyan da beni yazar sanır-. Yok değilim sadece bloga bile yazamazken nasıl yazar olabilirim ki? Oysa, çok isterdim öyküler yazabilmeyi... Neyse zaten yazacaklarımla ilgisi yok bunların. Ee o zaman niye yazdın diyorsanız içimden geldi öylesine paylaşmak istedim :} Hepimiz kış mevsimini iliklerimize kadar hissediyoruz bu günlerde. Ankara ayaz, bu sabah o kadar soğuktu ki burnum kopacak sandım soğuktan o.0 Lütfen bu soğukta dışarıda yaşamaya çalışan canları unutmayın. Onlar için mutlaka yiyecek ve su koyun belli yerlere. Soğuğa dayanabilmeleri için aç kalmamaları gerekiyor. Ve lütfen yaratılanı insan ve hayvan diye sınıflandırmayın unutmayın ki; hepsi can taşıyor ve hayatta kalabilmek için karınlarını doyurmaları şart, bizim gibi... Yeter ki içiniz ayaz olmasın mevsimler değişiyor kışın sonu her zaman bahar... Bütün bu hatırlatmalardan sonra sizle

Bardaklaşalım...

Sevgili Madam Dö Gonç çok keyifli bir etkinlik başlatmış. Amaç her etkinlikte olduğu gibi hediyeleşmek ve tanışmak. Hiç bir şartı yok sadece bu yazısına katılacağınıza dair yorum bırakmanız gerekiyor. Bu etkinliğe göre; dilediğiniz şekilde ve boyutta bir bardak alıp içine küçük hediyeler koyuyorsunuz ve çekiliş sonucuna göre belirlenecek kişiye bardağınızı gönderiyorsunuz. Süre 1 ay, detaylar burada . Hazırlıklar başlasın o halde :} Fotoğraf: www.pasabahce.com.tr

Macaron Sever misiniz?

Biliyorum evet cevabı kadar hayır cevabı da gelecektir bu soruya. Kendi adıma evet macaron severim, az şekerli kahve de eşlik ediyorsa hiç hayır demem. Fakat bu macaron yemek için değil arkadaşlar :) Bu defa dikiyoruz. Doğru okudunuz macaron cüzdanlar dikiyoruz. Dikiş bilen arkadaşlar için harika bir DIY projesi. Ne kadar hoş görünüyorlar değil mi? Bütün yapım aşamaları burada ben sizlere sadece bitmiş hallerini gösteriyorum ki yapmak için çok fazla beklemeyin ;)

Ben, Kar ve Nayad Bal...

O kadar uzun zaman olmuş ki yazmayalı, nasıl başlayacağımı bilemedim...Blogum küsmüş bana haksız da sayılmaz. Neden bu kadar uzak kaldığımı ben de bilmiyorum sadece içimden yazmak gelmiyor diyebilirim. Yaşıyorum çok şükür fakat Cuma gününden beri hastayım. Bütün hafta sonu boyunca sürekli yattım :( Sanki daha iyi gibiyim şimdi. Bu arada dün gece yağmaya başlayan kar bu saatte hala devam ediyor. Hasta olmasaydım, bu güzel havada dışarı çıkıp biraz fotoğraf çekerdim. Kar çocukluğuma götürür beni her zaman. Dizlerimize kadar kara gömülürdük yürürken öyle yağardı kar Erzurum'a :) Çizmelerimin içi karla dolardı yine de umursamaz hiç kimsenin yürümediği yerlerde yürür kendi ayak izlerimi bırakırdım. Mevsim kışa dönünce her sabah kalkar kalkmaz yaptığım ilk iş pencereden karşıdaki dağların tepelerine bakardım kar yağmış mı diye? Dağa yağan kar aşağılara yağacak olan karın habercisiydi çünkü :) Neyse bu kadar eski yeter gelelim günümüze. Sizlere bu yazımda Nayad Bal 'ı tanıştırmak ist

Hoşgeldin 2012

Henüz eskimemişken yeni yılda hepiniz için dileklerimi yazmak istedim :) evet itiraf ediyorum; bende henüz değişen bir şey yok :} aynı tembellik devam etmekte...