Ana içeriğe atla

Yılmaz Özdil'den...

Takvimler 1923... Adres Kordon. Naim Palas.
Cumbada oturuyor Sarışın Kurt. Sevmez fazla yemeği. Leblebi var önünde. Garson titriyor, çünkü çocuk rum. Sesleniyor Gazi, şefkatli... "Vre Dimitri" diyor: "Gel bakayım.
"
Çocuk "Buyur Pasam" diyor ş'lere dili dönmeyen, kırık dökük türkçesiyle...
"Sizin Kosti ...." diyor, işgal sırasında kasıla kasıla İzmir'e gelen Yunan Krali Konstantin`i kastederek, "...geldi mi buraya?"
-Geldi Pasam -Oturdu mu bu masaya?
-Oturdu pasam
-Güneş batarken rakı içti mi?
-İçmedi Pasam.
-E o zaman sormadın mı be çocuk, ne halt etmeye almış İzmir'i?

O nedenle "Rakıyı alkol zannedip" Mustafa Kemal'e "sarhoş" diyenlere güleriz biz İzmirliler...
"Allah'ın geri zekalıları, adam sarhoş kafayla kurmuş memleketi, siz ayık kafayla batırıyorsunuz" deriz.!
(Görsel)

Yorumlar

YETENEK-SİZİN dedi ki…
çok güzel bir yazı canım, başka youm yapamıyorum.
Nilgün Torunoğlu dedi ki…
Ne kadar güzel bir paylaşım,bayıldım...Çok teşekkürler günüm sayenizde güzel başladı ve izniniz olursa facebookta yayınlamak isterim.
Sevgiler...
Yeşim dedi ki…
Yetenek-Sizin, sağol tatlımmm :) Yılmaz Özdil her zamanki gibi noktayı koymuş.

Colette, canım beğendiğine sevindim :) tabi ki yayınlayabilirsin tatlım ne demek :)
MKBL dedi ki…
Yeşimciğim ne güzelmiş yazı...
Canımmm Canımmm öptüm seni kocaman.
lolipu dedi ki…
çok güzel çokkkk, diyecek bir şey yok
Adsız dedi ki…
çok güzelmiş doğru söze ne denir ki?
Atolyekedi dedi ki…
Canım benim MÜTHİŞ BİR YAZI bu.Süprsin içim ürperdi resmen. AAAh ah
Stil Direktoru dedi ki…
Ya evet cano, kayınpederde atmış bana
cecilia dedi ki…
harika bi yazı ya Atama bunca fedekarlığından sonra dil uzatanların zaten şuurundan şüphe ettiğim için bu yazıyı dahi anlicaklarını sanmıyorum ama olsun yazmış yine yılmaz özdil kalemine sağlık, yeşimcim sanada teşekkürler paylaştığın için ;)
yeşimcim bu adamın yazılarına bayılıyorum bunu okumamıştım ama paylaşım için teşekkürler tatlım

Bu blogdaki popüler yayınlar

Deneme 1...

Son 1 yıldır kanaviçeye merak sardım. Onu mu yapsam, bunu mu yapsam diye diye müthiş bir arşiv yaptım kendime. Fakat son günlerde yaşananlar gücüme gitti. Ben de ilk deneme çalışmamı Atatürk'ün imzasıyla yapmak istedim. Önce malzemelerimi aldım, imzayı çarpı işi modelledim. 2 ay önce başladığım halde, ne zaman elime alsam Miya'nın ipe atlayıp oynamak istemesi yüzünden bitiremedim. Dün onun uyumasını fırsat bilip en sonunda bitirdim. Şimdi sadece çerçevelenme işi kaldı. Nasıl olmuş becerebilmiş miyim?

Beklenen Şablon

Çok isteyen oldu o yüzden buradan hepinizle paylaşıyorum. Büyük boyutlu isterseniz burada . Yapacak herkese kolay gelsin.

İğnenaz ve Giden Yolcu

İğnenaz kim mi? Keçe iğneleme yöntemiyle aslında kedi yapmak için başlayıp sonra doğaçlama olarak matruşkaya dönüşen ilk bebeğim  :) İsim babası sevgili dostum Sıtkı Silah. Adını anmışken hatırlatayım; ilk kitabı Gelen Yolcu'dan ( bu yazımda bahsetmiştim ) sonra ikinci kitabı Giden Yolcu, Yitik Ülke Yayınlarından çıktı. Bu güçlü kalemle hala tanışmadıysanız kaybınız büyük derim. Eğer Gelen Yolcu'yu okuduysanız ve henüz Giden Yolcu'yu almadıysanız size bir sürprizim var. Bu yazıma yorum yapan ilk dört kişiye ismine özel imzalı Giden Yolcu'yu hediye edeceğim.  Gelelim İğnenaz'a, kitap okurken macaron yemeği seven bir matruşka o :}  İğnenaz şimdi, görür görmez ona aşık olan yeni sahibinde ve duyduğuma göre kitap okuyup macaron yemeğe devam ediyormuş ;} ♥ Hepinize mutlu bir haftasonu diliyorum ♥