24 Mayıs 2011 Salı

Dalgıç


Çay saatlerimizi daha keyifli hale getirmek için daha önce denizaltı ve robot çaycıları tanıtmıştım sizlere :) Sınır tanımayan tasarımcılar Yoon Sung-Mun ve Kim Sun-Young çay saatlerimizin keyifli geçmesi için bu defa sevimli bir dalgıç tasarlamışlar :) oksijen tüpünü de unutmamışlar :) Silikondan yapılmış olan dalgıcın süzgeci, insan sağlığına zarar vermeyen ve genellikle bebekler için üretilen şişelerin yapımında kullanılan LSR denen bir maddeden yapılmış. Temizliği de oldukça kolay olan bu dalgıç yüzünden çay tiryakisi olabilirim :)


20 Mayıs 2011 Cuma

PETFEST 2011



4-5 Haziran'da Parkorman'da can dostlarımızın sağlık ve mutluluğu için Whiskas ve Pedigree'nin sponsorluğunda harika bir festival başlıyor.

Sosyal sorumluluk projesi olan İstanbul Petfest 2011, iki gün boyunca rengârenk bir program sunuyor. Yarışma ve gösterilerden oluşan çok sayıda köpek aktivitesi, çocuklarınızın hoşça vakit geçirebileceği oyun parkları, workshoplar ve fotoğraf çekimleri, eğitici, bilgilendirici seminerler, sürpriz hediyeler sizleri bekliyor.

Sokak hayvanları yararına düzenlenen projede bilet satışlarından elde edilecek tüm gelir Barınak Gönüllüleri ve Hayvanlara Yaşam Hakkı Derneği (BGD) ile belirlenecek barınakların iyileştirilmesinde kullanılacak ve sayenizde sahiplenilmeyi bekleyen dostlarımız daha mutlu olacaklar.

İki gün geçerli olacak giriş biletleri sadece 12 TL. Biletlerinizi buradan temin edebilirsiniz.

17 Mayıs 2011 Salı

A Special Thanks to Windy Chou

Yes, this is the most specific post I wrote so far. The reason for this is a very special gift from one of the special and very beautiful:) That person; Windy Chou. In fact, the first days of April came to me this beautiful necklace. I've kept my necklace from my cat Miya. Becase she has a very special interest in my necklace. But i forgot where i keep my necklace. :( During the weekend cleaning my house, i found my necklace. For these reasons, I could not write earlier.
Dear Windy, thank you so much for your beautiful gift. That's very kind of you. I loved my necklace and it made me very happy :) I hope that this necklace is conducive to the beginning of a beautiful friendship :) Kisses from Ankara...


Evet bu, şimdiye kadar yazdığım en özel post. Bunun sebebi çok özel birinden aldığım özel ve çok güzel bir hediye :) Bahsi geçen kişi Windy Chou. Daha önce Windy'nin yaptığı kolyeleri şu yazımda sizlere tanıtmıştım. Yazımı okuyan Windy'den, bloglarımızın karartıldığı günlerde bir teşekkür maili aldım. Birkaç mailden sonra adresimi istedi, ben de verdim. Ve Nisan ayının ilk günlerinde Fransa'dan bir zarf geldi :) İçinden, beğendiğim porselen kaşık kolye ve sevgi dolu sıcacık bir not çıktı. Aslında bu güzel kolye bana yaklaşık 1 ay önce geldi o.O Kolyelerime özel ilgisi olan canım kızım Miya'dan sakladığım kolyemi nereye koyduğumu unutunca bu postu yazmak bugüne kaldı. Artık umudu kestiğim kolyemi hafta sonu yaptığım detaylı temizlikte bulunca çok sevindim. Sevgili Windy bana porselen kaşıklarla yaptığı harika kolyelerinden birini göndermiş :)


Bu zarif hediye beni çok mutlu etti. Bugüne kadar aldığım en özel hediyelerden biri oldu :) Kaşık kolyemin hikayesi işte böyle dostlar, blog yazmaya başladığımda bütün bunları hayal bile edemezdim. İnce düşüncen ve zarif hediyen için çok çok teşekkür ederim Windy. Umarım güzel bir dostluğun başlangıcına vesile olur bu kolye :) Ankara'dan kucak dolusu sevgilerimle...

12 Mayıs 2011 Perşembe

Okuduklarım ve Okuyacaklarım

Uzun zamandır sırasını bekleyen Paulo Coelho'nun Şeytan ve Genç Kadın'ını sonunda bitirdim. Küçük ve gözden uzak bir köye bir gün bir Yabancı'nın gelmesiyle her şey değişir. Sakin ve huzurlu bir köy olan Bescos'un halkı iyi ile kötü arasındaki savaşta taraf olmak zorunda kalır. Köyün en genç kadını Chantal ve en yaşlı kadını Berta iyi ve kötünün savaşında yerlerini alırlar. Sevdim mi? Hayır sevmedim. Tavsiye de etmem sakın alıp okumayın. Sanırım ben de bir süre Coelho kitapları okuyamayacağım :P


Keyifle okuduğum bir kitaptı Zülfü Livaneli'nin Son Ada'sı. Ödüllü bir kitap aslında fakat gereken ilgiyi görmemiş. Çok sevdim çabuk bitmesin diye yavaş yavaş okusam da çabucak bitti. Benim kütüphanemde "tekrar okunacaklar" arasında yerini aldı. Dili akıcı ve çok sade hatta okurken "ben de yazarım böyle bir kitap" hissine de kapılmadım değil :P Elbette ki bu mümkün değil sadece anlatım dilinin ne kadar sade olduğunu vurgulamak için yazdım bunu :) Gelelim kitabın konusuna: "Gözlerden uzak, sakin ve cennet gibi bir adaya, günün birinde emeklilik günlerini geçirmek üzere darbeci bir Başkan gelir ve yerleşir. Başkan politik gücünden de yararlanarak adadaki doğal yaşama ve yaşayanlara kendince düzen getirmek adına müdahale etmeye başlar. Acımasızca müdahale edilen adada bütün dengeler değişir." Okurken olaylar ve karakterler hiç yabancı gelmedi bana. Hepsi gerçek hayatta tek tek yerini buldu. Kesinlikle okumanızı öneririm. Hatta yazarın Mutluluk ve Leyla'nın Evi kitaplarını da tavsiye ederim.



Bunlar da okuyacaklarım fakat hangisinden başlayacağımı henüz bilmiyorum. Kendimce şöyle bir yol buldum. Her kitaptan 10 sayfa demo niyetine okuyup hangisi beni daha çabuk içine alırsa ondan başlayacağım ;)




11 Mayıs 2011 Çarşamba

Haftasonu: Sushico Macerası

Bu hafta sonum çok yoğun geçti. Cumartesi günü Sushico'da suşi yapmayı öğrendik. Kocası (Japon şefimiz kocişe böyle hitap ediyordu) çok güzel suşiler yaptı ben de yedim :) Benim ilk suşi deneyimimdi. Maki roll yani sebzeli olanları sevdim, nigiri yani çiğ balıkla yapılanları sevmedim :s İşte fotoğraflarla suşi yapma sanatı ;)
Öncelikle eller yıkandı, önlükler giyilip, bandanalar takıldı. Japon şef Yutaka Hoshino suşi yapımında kullanılan malzemeler ve yararları hakkında bilgiler verdi. Sonra pilav yapımını görmek için mutfağa gidildi.


Pilav yapımını öğrendikten sonra sebzeli suşiler için iç malzemelerin hazırlığına geçildi. Salatalık özel bir yöntemle soyularak çok ince kıyıldı. Streç filmle kaplanmış bambu servisin üzerine yosun koyuldu.

Yosunun içine, 1'e 1 ölçüyle pişirilip üzerine 125ml kadar pirinç sirkesi eklenmiş pilavdan 70-80gr kadar yerleştirildi. Acı sevenler pilavın üzerine boydan boya parmak ucuyla vasabi sürüp sağ ve soldan ortaya doğru ince kıyılmış salatalıklardan yerleştirildi.


Ve artık rulo zamanı. İki aşamalı rulo yapımından sonra sıra yapılan rulonun kesimine geldi.

İşte kesildikten sonra ki görünümü :) soya sosuna bandırıp yedim muhteşemdi. Ellerine sağlık kocası ;) elinden suşi de yedim ya ben daha ne isterim. Ve kurs sonunda kocası sertifikasını aldı. Artık evde ne zaman istersek suşi yapıp yiyebileceğiz.


Bu arada Sushico'daki herkese teşekkür etmek istiyorum. Malzemeler boldu, çalışanlar güler yüzlüydü. Ara verildiğinde ikram edilen yasemin çayı ve ballı cevizin tadı hala damağımda. Bu güzel cumartesi günü için teşekkürler Sushico :)

5 Mayıs 2011 Perşembe

Hayalgücü Etkinliği 3 Projem

Bir etkinliğin daha sonuna geldik. Blogspot engeli yüzünden ertelemek zorunda kaldığımız etkinliğimizi sağ salim sonlandırdık :) Sevgili Yeteneksizin'imin yaptığı eşleştirmeye göre etkinlik eşim Küçük Şeyler blogunun sahibi sevgili Özden ağabeydi. Umarım hayal kırıklığına uğramamıştır ;) Bir sonraki etkinlikte katılmak isteyip de katılamayan arkadaşlarımızı da görmek dileğiyle, yaptığım projemi sizlerin beğenisine sunuyorum.


Bu defa kullanmak zorunda olduğumuz malzemeler: CD, düğme, boncuk, folyo ve mandaldı. Şablon internetten. CD'yi keçenin içine koydum, gözler düğmeden, göz kapakları folyodan, mandal Paşabahçe'den, boncuklar da çiçeğin yapraklarında :) Arkasına mıknatıslar yapıştırdım ki magnet olsun. Mandala da küçük notlar veya fotoğraf tutturulabilir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...