8 Şubat 2011 Salı

Mutfağımızdaki Tehlike: Mısır Şurubu



Sevgili arkadaşım Hobibox mutfağımıza giren ve sağlığımızı tehdit eden mısır şurubu hakkında harika bir yazı yayımladı blogunda. Kendisinin onayıyla ben de blogumda yer vermek istedim bu yazıya. Bilinçli olmak ve sağlığımızı tehdit eden bu tehlikeli katkı maddesinden kendinizi ve sevdiklerinizi korumak adına lütfen sonuna kadar okuyun.

"Son yıllardaki, gıda katkı maddeleri sağlıkta ve sağılığımızda yeterince boy gösteriyor. Yıllardır okurum, bakarım, ama ne yazık ki bilinçli tüketici, bilinçli anne, ve bilinçli vatandaşın (ki bunların sayısı parmakla gösterilecek kadar az ve gittikçe azalmakta) bu kişilerin dışında bu işe ses çıkarmamak, hasır altı etmek, onay vermek, denetlememek bazı siyasilerin, ve bu işten rant sağlayan firmaların birbirleiryle paslaşması sonucu özellikle "mısır şurubu" denilen yüksek dozdaki fruktoz maddesinin zararlarını ayyuka çıkarmıştır. Bugün sokağa çıksanız nedir bu "mısır şurubu" diye sorsanız kaç kişi cevap verir, ya da nasıl tanımlar? Çocuklarımızın ve bizlerin geleceği sağlığı ile oynamaya kimin ne hakkı var bu kadar?

Bir çok Avrupa ülkesinde yasaklanan veya sınırılı bir kota verilen bu maddeye, ülkemizde bırakın yasaklanmasını, denetlenmesini bilakis kota yükseltilmesi var, dün gece siyaset meydanında dinledim, daha önce de bir haberde okumuştum,Ülkemizde 2001’de çıkartılan şeker yasası ile mısır şurubu üretim kotası yüzde 10 olarak belirlendi, fakat sonra yüzde 15’e yükseltildi. Halbuki bu kota ABD’de yüzde 2, Almanya’da binde 8.9, Fransa da ise binde 4.9! Bu nasıl bir sorumsuzluk ve aymazlıktır, hangi gerekçe veya nedenler sağlımızla oynama hakkını verir. Önce çiftçiye dur "şeker pancarı ekme" diyeceksin, sonra "mısırı ekme" diyeceksin, sonra şeker için dışardan "mısır" ithal ediceksin, hani bildiğimiz "sakaroz" yani çay şekeri denilen, şeker pancarından yapılan "neyaz şeker" olsa amenna, ama yediğimizin içitiğimizn içinde ki şeker ne yazık ki, yapay "yüksek fruktozlu mısır şurubu" hadi bunuda geçtim, bellir bir kotası olur tamam, hem onu tavan yapıcaksın, hemde bu mısırları "genetiği değiştirilmiş mısırlar" dan alıcaksın...oh ne ala...

Özellikle çocuklarımıza cazip gelen hazır yiyecekler, ve bu cazbeye kapılan anneler biraz daha dikkatli olmalı, sürekli al benisi olan, rengarenk şeker, kurabiye, pasta, cicili bicili hamurlar, çerezler, colalar, gazozlar, kekler derken her an her iki kişiden biri kanser hastalığı potansiyeli bireyler yetişiyor. Hani mümkünü olsa "Ali babanın çiftliği" misali her şeyimi kendim yetiştirip ekip biçicem, biraz para olsa, gözüm ne yatta ne katta, sadece sağlık ve huzurlu bir hayatta....

Bu "mısır şurubunu" bir çok yerde okudum araştırdım, çoğu teknik terim ve tıbbi, zirai dilden anlatılmış, sizlere onların da linklerini vericem ama ben daha yalın bir halde, herkesin anlayabileceği şekilde özetlemek istiyorum, bu yüzden bir kaç yerden derleme yaptım.

Mısır şurubunun ağası olan, "fruktoz" meyvelerde bulunan doğal bir şekerdir, ama burda bahsedilen ise, nişasta bazlı ürünlerden yapay olarak elde edilen furktozdur, yani, zaten doğanın bize bahşettiği fruktoza ve glikoza kimsenin lafı yok, ama bunları yapaylaştırarak üretilmesine, üretim aşamasındaki metodlara lafımız çok. Bildiğimiz sükroz yani "beyaz çay şekeri" yani şeker pancarından elde edilen şeker, işte bu fruktoz ve glikozun çeşitlli enzimlerden sonra parçalanmasından meydana geliyor. Buraya kadar tamam, ama sonrasına bakalım;

"mısır nişastasının önce glikoza, sonra da bu glikozun yüksek oranlı fruktoza dönüştürülmesiyle oluşturulan kimyasal şeker. bu işlem sırasında 3 farklı enzim kullanılarak nişastanın parçalanması gereklidir. Birinici aşamada nişastadan küçük şeker zincirleri elde ediliyor. ikinci aşamada, şeker zincirlerini daha küçük parçalara bölerek glikoz elde edilmesini sağlıyor. Bu enzim aspergillus adlı mantar tarafından üretiliyor. Üçüncü aşamada kullanılan enzim ile fruktoz ve glikoz % 50-50 yarı yarıya içeren bir karışıma dönüştürüyor. Bunlardan sonra karışım iki aşamadan daha geçirilerek içinde %42, %55 veya %90 oranında fruktoz barındıran “yüksek fruktozlu mısır şurubu” (hfcs) üretiliyor."

İşte bu "malum şurup" diğer şekerden daha ucuza mal olduğu için, taşınması, yapımı daha kolay olduğu için üreticierin baş tacı, Fatih Altaylı'nın yazısında da okursanız, Türkiyede 4 büyük bu işi yapan firma var, bunlardan biri Cargyll firması ki şimdi ortağı Ülker" Devamı için buraya buyurun.

14 yorum:

Chilek dedi ki...

Ben artık eve hazır gıda sokmuyorum desem yerdir, artık ne kadar korunabiliyorsak ama böyle giderse sonumuzdan gerçekten korkuyorum:(( Ayrıca iyiki paylaştın tatlım, çok faydalı oldu bu post...

tülin dedi ki...

Hazır satılan reçellerin içinde olduğunu biliyordum bende Yeşim.
O reçellerin neden ucuz olduğu sorusuna cevap ararken karşıma çıkmıştı mısır şurubu.
Faydalı bilgiler için teşekkürler canım.

www.mkblkonsept.com dedi ki...

hazır gıda almamak lazımm ozaman.seni seviyorummm

Begonvilli Ev dedi ki...

Okumuştum canım. Gerçekten çok önemli. Özellikle çocuklar için üzülüyorum. Dikkatli olmak lazım.

emelden dedi ki...

zararını bilmeden tükettiğimiz daha neler çıkacak bakalım.çok faydalı bir paylaşım teşekkürler canım.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

paylasım ıcın tskler.
mumkun oldugunca dogal beslenmeye calısalım da nasıl...

Sihem Tachouli / Yaşam Stil dedi ki...

Ah bu çağımızın en büyük sorunu Yeşim'cim, ben bu konuda çok endişeliyim inanır mısın, çocuk yapmadan önce aklımda en çok yer eden soru işareti bu... Bu yazı harik aolmuş canım arkadaşım, iyi ki paylaşmışsın...

dicle kıyısında masal kentim dedi ki...

teşekkürler bu faydalı paylaşım içinn bende şimdi senden ogrendimm saoll

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

Hayatım Nadiş yazınca biraz okudum ama kullanmadığım için bi haberdir üzerine sende yazınca hımm oldum. Zaten ne alsak tehlike, katkı maddesi vs. Ben gıdalardan çok dost dediklerimizin zehirlemesinden korkar oldum o derece! Bu arada İstanbul Hatıra'sına başlamışsın bakalım sevecek misin? Öperim dostum yeni geldim eve yarın detaylı raporlaşalım fena yani.

Noyumberry dedi ki...

Canım valla eve hazır gıdalar almamaya çalışıyorum..genelde herşeyi evden yapıyorum..ama bazen çocukların kaçamakları oluyor:(
allahtan büyüdülerde çok şey tutturmuyorlar..yeni nesil küçük çocuklar için üzülüyorum:(
Paylaşımın için teşekkürler canım..
Sevgiyle kal..
Bu arada sen de benim bloğumdaymışsın..kalp kalbe karşı:D

ebrulikedi dedi ki...

bugün işyerinde anlatıyorlardı ama tam anlamamıştım.yazın daha ilgilendirici oldu.paylaştığın için teşekkürler.eve hazır ürünler sokmamaya çalışıyorum ama bebişimi büyüdükçe nasıl alıkoyacağım bınlardan bilmiyorum:(

reyhane dedi ki...

Hangi üründe olduğunu nasıl anlayacağız?

AtolyeKedi dedi ki...

Valla ne yapacağımızı ne alacağımızı şaşırdık, yiyecek güvenli hiç birşey yok, inan köyde bile en güzeli Ali Babanın çiftliği bencede....

.:Hobibox:. dedi ki...

Yeşimcim teşekkürler canım, yazımı paylaştığın için, desteğin ve duyarlılığın için çok sağolasın, öpüyorum seni, sevgiyle muhabbetle kal.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...