29 Haziran 2010 Salı

EOS Mixtape Saatler

Bu saati gördüğümde kaset çalarlarımızın olduğu yıllar geldi aklıma :)  Ne çok kasetim vardı. Bir gün onları kollarda saat olarak görebileceğimi hiç düşünmemiştim :) Çok sevdim bu fikri. Saat paslanmaz çelik kasa üzerine mavi aliminyumdan yapılmış. Üzerindeki EOS NEW YORK yazısı lazerle kazınmış. Ayrıca yine lazerle sol alt tarafına bir robot, sağ alt tarafına ise 60 MIN kazınmış.  Saat kadran üzerindeki hareket edebilen diskler sayesinde gerçek bir teyp kaseti görünümünde. Satın almak isterseniz burada. Maviden başka siyah ve altın rengi var ve her biri $135. Bir de Tokidoki temalı olan var. Onun fiyatı da $110.

Çaycı Denizaltı

Bu silikon denizaltı çay keyfinize keyif katacak :) Ototo tarafından dizayn edilen çaycı, bulaşık makinesinde yıkanabiliyor. Hatta size harika bir haberim var : Markafoni de satışta :) Fiyatı da uygun. Ne dersiniz bir çapkınlık yapayım mı? ;)

28 Haziran 2010 Pazartesi

Sözcük Mimi

Sevgili pisim AtölyeKedi mimlemiş beni :) Bu mimin konusu; aşağıdaki kelimelerin aklıma getirdiği ilk düşüncelerin neler olduğu ile ilgili...

1.Felsefem: Ya hep ya hiç

2.Hayat: Çok kısa

3.Çocukluk: Hep içimde kalan

4.Güneş: Yaşamın kaynağı

5.Gözler:  Gizem

6.Yıldızlar: Uzak

7.Güzellik: Geçici

8.Sevgi: Sonsuza kadar

9.Aşk: Mantığın körlüğü

10.Müzik: Piyano ve gitar

11.Dost:  Orada olduğunu bildiğim

12.Para: Ne onunla ne onsuz

13.Zaman: Su

14.Erkekler: Her şeyin en doğrusunu kendilerinin bildiğini sanan varlıklar :)

15.Savaş: Vahşet

16.Ağlamak: Keder ve mutluluk

17.Deniz: Sonsuzluk


18.Hayal: Özgürlük
Ve mimlenenler: Lolipu, Yetenek-Sizin, hobibox, www.mkblkonsept.com, Mügemmel, Reyhane, O.K.A. Mavi Tutku ve bu mimi cevaplamadığını farkettiğim için Chilek.

Bir Güzel Ödül

Sevgili Gül'üm bu harika ödüle layık görmüş beni :) Teşekkür ederim canım benim. Dün yayımlayacaktım ama öyle kötüydüm ki. Neyse bugün daha iyiyim çok şükür. Güne bu güzel ödülle başlamak istedim. Herkese mutlu bir hafta diliyorum :) ve Gül'ün bloguna uğramayı da ihmal etmeyin lütfen çok güzel paylaşımları var :) Bu güzel ödülü beni izleyen bütün blog arkadaşlarıma gönderiyorum.

25 Haziran 2010 Cuma

Duyduk Duymadık Demeyin!

Sevgili Hobicell'imiz Afet Ergü, Google da yaşanan sorunlar sebebiyle blogunu Hobibox isimiyle yayınlamaya devam edecek. Hobicell izleyicilerini Hobibox'a bekliyoruz :)

24 Haziran 2010 Perşembe

Bodrum'dan Kareler_2



Bodrum'da gün batımı...

22 Haziran 2010 Salı

Bodrum'dan Kareler

10 günlük harika bir arınmaydı bu yıl yaşadığım tatil. Hem bedenen hem de ruhen inanılmaz dinlendim. Fazladan bir on günüm daha olsaydı hayır demezdim aslında. Yine de buna da şükür hiç gidemeye de bilirdik :) Kaldığımız otel müthiş bir koyda bulunuyor. Geçen yıl da oradaydık. O kadar rahat ettik ki bu sene de tercihimiz yine orası oldu. Bu kareler Ojeli Parmaklar ve eşine ait olanlar. Bir de gittiğimiz otelden kareler var. Onları da ayrıca yayımlayacağım.

Yılmaz Özdil'den: Çömelme Açılımı

Kalemine sağlık, yazılacak ne varsa yazmış yine...

Yılmaz Özdil'in bugünkü yazısı:

Çok savaş gördü bu millet...


Çömelen devleti ilk kez görüyor.

Her yer jammer dolu.

Sinyal kesiyorlar.
Ki, mayın filan patlamasın.
Havada üç tane Kobra var.

Tam teçhizatlı, tur atıyorlar.

Arada ısı bombası fırlatıyorlar.

Ki, roket gelirse hedefi şaşırsın.

Yüzlerce bordo bereli etrafta...

Araziye yayılmışlar, eller tetikte.

Kum çuvallarıyla çevrili siper...

Ardında, çömelmiş Başbakan.
Ve, Genelkurmay Başkanı.
Ki, mıhlamasınlar.

Moral vermek için yapılan ziyaretin, moral bozucu fotoğrafıdır bu.
Kimseyi rencide etmek maksadıyla yazmıyorum; ben de olsam, ben de çömelirim... Çünkü, elimizi kolumuzu sallaya sallaya girdiğimiz Irak topraklarına, kendi topraklarımızdaki kum çuvallarının ardından çömelerek bakabiliyoruz bugün anca.
Ankara’da yıllardır yan gelip yatarken, dizlerinin üstüne çökmüş örgütün, yeniden ayağa kalkmasına göz yummanın neticesidir bu... Kahramanlarımıza vatan haini muamelesi yapıp, içeri tıkarken, “güzel şeyler oluyor” deyip, teröriste havai fişek fırlatmanın, şımartmanın neticesidir. Şeref madalyalı subaylarımız kendi kafasına sıkarken, utanmadan sırıtmanın... “Camilerimizi bombalayacaklar, bize suikast yapacaklar” iftirasıyla cahil cüheladan oy toplayıp, elinde roketle gezenleri gizli gizli affetmeye çalışmanın bedelidir. Adamlar harıl harıl memleketin yollarına mayın döşerken, şarkıcılarla türkücülerle şov yapmanın, 4-4-2’yle mi yoksa 3-5-2’yle mi hallederiz bu meseleyi diye, futbolcularla top sektirmenin bedelidir.
Bir taraftan “kardeşim” diye bağrına basacaksın Barzani’yi... Öbür taraftan “taşeron bunlar” deyip, kum çuvallarının ardından çömelerek bakacaksın Barzani’nin topraklarına.


Nasıl gezebiliriz ki ayakta?

21 Haziran 2010 Pazartesi

Dünyanın İlk Günü

Beyazıt Akman’dan Osmanoğulları’nın öyküsü…

Amerika’da yaşayan genç akademisyen yazar, üniversite kütüphanelerindeki kaynaklarla birlikte yerli ve yabancı yüzü aşkın eseri inceleyerek beş yılı aşkın bir araştırmanın ardından yazdığı kitabıyla sizleri dönmek istemeyeceğiniz bambaşka bir dünyaya götürüyor.

Kitabın arkasından :

"Doğu Roma'nın merkezi Konstantinopol'den kaçırılan Alexander, yaşayabilmek için çocukluk aşkından ayrılmak zorunda kalır. Aşkına tekrar kavuşmaya söz veren Alexander, doğduğu topraklara hiç beklenmedik bir şekilde geri dönecektir. Aradığı adaleti başka topraklarda bulmuş ama ilk aşkını hiç unutmamış bir yeniçeri olarak... Aynı tarihlerde ve aynı coğrafyada, kaybettiği sevgili eşinin yasıyla birlikte elçiden çok seyyah olup çıkan İtalyan Alberti Balbi ise elyazması eserler kopyalayıp çoğaltan Müslüman bir kıza; Nilüfer'e vurulur. Alberti'nin, adeta eski aşkının ve yasının doğal bir uzantısına dönüşen bu imkânsız aşkı satır satır döktüğü gizli defteri, gittikçe tarihin en önemli tanıklıklarından birine dönüşecektir. Zira aynı dönemde, 19 yaşındaki bir sultan; genç Mehmet sadece Alexander ve Alberti'nin değil; bütün dünyanın kaderini değiştirecek bir olayı, İstanbul'un fethini gerçekleştirmek üzeredir..."

Kitabı okuyunca Sultan Mehmet'e hayran olacaksınız. Ve bir İmparatorluğun nasıl bir yozlaşma içinde kendini bitirdiğini çok daha net görebileceksiniz. Uzun zamandır heyecandan kalbimi deli gibi çarptıran bir kitap okumamıştım. Şimdi bu satırları yazarken bile aynı heyecanı yaşıyorum. Kesinlikle her kütüphanede bulunması ve defalarca okunması gereken bir kitap. Benim kütüphanemde yerini aldı, sıra sizinkinde ;) Ve buradan bu harika eseri bizlere sunan sevgili Beyazıt Akman'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
(Görsel)

19 Haziran 2010 Cumartesi

Topuklu Kırmızı Ayakkabı





























Böyle güzel bir ayakkabıdan müzik dinlemek istemez misiniz? Stereo hoparlörler kırmızı göz alıcı bir ayakkabı şeklinde tasarlanmış. PC'nize USB Portu üzerinden bağlanıyor. Sadece PC de kullanmak için de değil iPod, iPhone, cep telefonları ve hatta oyun konsollarına bile bağlayabiliyorsunuz.
Kaynak

18 Haziran 2010 Cuma

Etkinlikte Son Durum!

Uzuuuunnnnn bir aradam sonra nihayet döndüm :) Tatil yazılarımı daha sonra paylaşacağım sizlerle. Önce Yetenek-Sizin'imle başlattığımız etkinliğimizle ilgili son durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Etkinliğimizin katılımcıları belli oldu. Lütfen ismi olmayanlar yorum yazarak bizi uyarsın. İşte katılımcılarımız:
Çelebi74, Fiyonk Aksesuar, Banuca, Hilal, Aşkım, Mayri, Esineasık, Sibel'in Hobi Dünyası, Arzuco, Benhurum, Aydilber, Ebruli, Turkuaz, imezindekorasyonevi, Yetenek-Sizin, Ojeli Parmaklar.
Hepimize kolay gelsin :)

10 Haziran 2010 Perşembe

Ojeli Parmaklar Tatilde :)

Arkadaşlar, Bodrum'un güzel doğası, havası ve deniziyle olan birlikteliğim sebebiyle bloglarınızı ziyaret edemiyorum. Burada internet oldukça pahalı olduğu için sadece maillerime bakmak için bağlanabiliyorum. Haftaya Cuma günü kaldığım yerden devam edeceğim ;) Beni özleyin...

6 Haziran 2010 Pazar

OLDgOLD Butik Yüzükleri


Önlenemez bir yüzük sevdam var. Bugüne kadar benim olmasını istediğim çok yüzük gördüm. Fakat bunlar başka! Aşık oldum bu iki yüzüğe :) Benim olsanız, parmağımdan hiç çıkarmam sizi söz :O Circo de Bango (Sirk Çadırı) tükenmiş bile :( İyi haber: OLDgOLD Butik Türkiye'ye gönderim yapıyormuş :) 


En kısa zamanda sizi parmağımda görmek üzere... (Görseller buradan)

4 Haziran 2010 Cuma

Bloggerda Yorum Ayarları

Sevgili arkadaşlar pek çoğunuzun yazılarına yorum yazdığım halde yayınlayıp yayınlamadığınıza dair bilgim olmuyor. Çoğu zaman hangi yazıya ne yazdığımı bile unutuyorum. Dolayısıyla bana yazdıklarınızı da göremiyorum :( Sizlerden ricam yorum ayarlarınızı eklediğim resimde gördüğünüz şekilde düzenlemeniz. Bu yazımı dikkate alıp düzelttiğiniz için şimdiden teşekkür ederim :)

2 Haziran 2010 Çarşamba

Essie Türkiye Açıldı!

Ojeli Parmaklar gururla sunar :) bu sabah e-postama gelen haberi aynen paylaşıyorum sizlerle. Ojeseverlere duyurulur.

Sınırsız Renk Paleti ve Geniş Ürün Ailesi ile ESSIE sonunda Türkiye'de!
www.essieturkey.com alışverişe açılmıştır.
Facebook grup: “Essie Turkey”

Kalitesi ve sıra dışı renk paleti ile yaklaşık 30 yıldır dünya kadınlarının tercihi olan Essie, artık Türkiye'de! Şıklığı ve kalitesi ile birçok ödül kazanmış, uluslararası moda ve güzellik dergileri, seçkin güzellik merkezleri ve bakımına önem veren modern kadının vazgeçilmezi olan Essie, geniş ürün yelpazesinin tümünü Türk tüketicisi ile buluşturuyor. Eşsiz renkler barındıran oje koleksiyonu, tırnak bakımını keyfe dönüştürerek hayatınızı kolaylaştıran özel bakım ürünleri ve kendinizi şımartmanın benzersiz yolu Spa Koleksiyonu, Essie ailesinin en yeni, en ünlü üyeleri.

Dünyanın rengi Essie'de

Moda dünyasına ilham veren 200'ün üzerinde seçenek sunan yaratıcı renk paleti, Essie'nin en dayanılmaz yanı. Bahar aylarının tazeliğini ve enerjisini tırnaklarınıza taşıyacak tozpembeden fuşyaya, sıcacık turunculardan bronza, leylaktan koyu mora, mercan tonlarından kırmızının en göz alıcı tonuna kadar (‘Who is she red’, ‘Jag-u-are’ ve ‘5th Avenue’ en kırmızı öneriler) yüzlerce renkten dilediğinizi seçin. Doğal tonlardan vazgeçemeyenler ise Essie'nin krema tonları, saf pembeleri ve kum renginden saf bejlere uzanan renk paletinde aradığını mutlaka bulacak. (Doğal tonlar mı? Essie ‘Mademoiselle’ ve ‘Great Expectations’ı deneyin)

Essie Sağlığınıza Önem Verir

En zengin renk paletine sahip marka olmanın yanı sıra, Essie, sağlınızı da düşünür. Essie ürünleri tırnak katmanına zarar veren ve yapısını bozan, kırılma ve sararmalara neden olabilecek (Formaldehit, DBP veya Tuline gibi) kimyasal maddeler içermez. Hamilelik ve emzirme gibi özel durumlar ve hassasiyet halinde, Essie ojenizi rahatlıkla kullanabilirsiniz. Essie oje temizleyicileri aseton içermez. Aksine, tırnaklarınız için faydalı vitamin, gliserin, okaliptüs yağı gibi nemlendirici ajanlar ile zenginleştirilmiş ürünler sayesinde, oje temizliğini tırnak bakımına dönüştürmenin keyfini yaşatır.

Moda parmak uçlarınızda

Artık hayalinizdeki renkler Essie sayesinde parmaklarınızın ucunda. Essie, sadece bir oje markası değil, modanın gündelik hayata yansıması. Günlük olarak kullanıldığında tüm giysilerinizle uyum sağlayacak joker tonlar; (‘Gucci Mucci Pucci’ pembelerin en güzeli) iş toplantılarından, gece hayatına kadar giysilerinizi tamamlayacak fark yaratan, ayrıcalıklı renkler Essie'de. Pembe, lila, bej ve kemik renginin en masum tonlarının buluştuğu Essie Bridal Koleksiyonu ise düğün gününüze özel tasarlanan bir Essie farkı. (‘Show me the ring’ gelinlerin favori Essie’si) Essie, günün her saati her durumda hayatınıza renk katmaya hazır. Vazgeçemeyeceğiniz Essie koleksiyonuyla tanışın ve bırakın gökkuşağının renkleri, Essie ile tırnaklarınızdan damlasın!

Essie öneriyor!
Sezonun iddialı renklerini tırnaklarınızda 'mat' olarak görmek ve küçük bir fırça darbesi ile parmak uçlarınızda parlak ve mat geçişler yaratacak eğlenceli bir moda oyunu oynamak için Essie'nin önerisi 'Matte About You'

Essie ürün ailesini daha yakından tanımak, dilediğiniz rengi 'online' olarak denemek ve satın almak için www.essieturkey.com'a tıklayın!

BİLGİ İÇİN

Deniz Sevgur
essie cosmetics • Istanbul • Turkey
(532) 366-2779 • (212) 267-2909 fax

1 Haziran 2010 Salı

Blog Yazarları Toplantısı ve Paris Temalı DIY Tişörtüm

Yazacak o kadar çok konu var ki, bir türlü elim gitmiyor yazmaya. Ama gelişen olaylar hepimizde aynı etkiyi yaptı sanırım. Daha fazla karamsarlık yapmak istemiyorum, zaten hepimiz olayları biliyor ve üzülüyoruz. Haftasonundan bahsetmek istiyorum biraz. Sevgili Sibel'in organize ettiği Ankara'lı blog yazarları toplantısına gittim. Çok keyifliydi, tanıştık, kaynaştık :) Arkadaşlarımızın hazırladığı çok cici hediyeler aldık :) Sevgili Tülin ablaya, sevgili Sibel'e, sevgili Evren'e hazırladıkları harika hediyeler ve sevgili Öznur'a verdiği harika peçeteler için tekrar teşekkür ediyorum. Orada bulunan bütün arkadaşları tanımaktan büyük mutluluk duydum :) Fotoğraflar sevgili Sibel'den :) tabiki onayını aldıktan sonra. Daha fazla fotoğraf ve kimlerin katıldığını görmek isterseniz sizi Sibel'in sayfasına alalım. Hangisi sensin diye sorarsanız sol baştaki zatı muhterem ben oluyorum :) Üzerimdeki tişörtün baskısını ben yaptım. Önce ve sonra fotoğraflarını çekmeyi unuttuğumdan ayrı bir kayıt yazamayacağım maalesef. Bu yıl moda olan Paris temalı tişörtlere bayılıyorum. Yenisini almak yerine güzel kızım Miya'nın pençeleriyle bir iki delik açtığı düz beyaz tişörtümün üzerine hazır satılan Paris yazısını aldım ve buharsız ütüyle sabitledim. Eh fena da olmadı hani ;) Ne dersiniz becerebilmiş miyim?


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...