31 Ocak 2010 Pazar

DIY_ Kazak Kolundan Parmaksız Eldiven

İlk diy projemi dün yaptım :) Tamamen el yapımı oldu zira dikiş makinem olmadığı için bütün dikişlerini elimde yaptım. Giymediğim kazağımın kollarını kestim. Eldiven için uygun boyda kısalttım, başparmağımın geçeceği kadar yan dikişinden bir delik açtım. Açtığım deliğin etrafını siyah iple çevirdim. Kesik tarafı da içe kıvırıp elimde makine dikişi yaptım. Eldivenim hazır. Nasıl olmuş beğendiniz mi?

Monica Krol

Monika Krol 'un Zaferden Dönüş kompozisyonunu görenceye kadar mücevher tasarımları artık beni şaşırtmaz diyordum. Bu işin ucu bucağı yok, anladım. Her an farklı bir tasarımla karşılaşabiliyoruz. Banyo küvetinden yüzük, klozetten broş ve lavabodan kolye ucu... Bebek evlerinin bu sevimli detaylarını altın ve gümüşle birleştirip bu eşsiz güzelliklere imza atan Monica Krol'un tasarımları takılarla da sınırlı değil. Merak edenler için burada.

30 Ocak 2010 Cumartesi

Silikon Yüzükler

Brune&Woehlke canlı, saydam görünüşlü, yumuşak silikondan takı yapan Alman tasarımcılar. Her bakışınızda içindeki figürlerin farklı faaliyetlerini keşfedeceğiniz harika tasarımlar bunlar. Kare ve üçgen olarak çalışılmış yüzükler dışında XL olanlar da var. Çok eğlenceli ve farklılar. Ben çok sevdim hatta Almanya'ya gidesim geldi ;) Hepsi ve daha fazlası burada.

28 Ocak 2010 Perşembe

Makineli Yüzük

Avusturyalı tasarımcılar Birgit Paula Reiger ve Bernd Stelzer'in tasarımı olan bu yüzük gizli düğmesine basılınca gerçek bir çiçek gibi soluyor. Çiçeğin eski halini alması ise düğmeye yaptığınız basıncı azaltmanızla gerçekleşiyor. Bunu da yapmışlar işte. Sırada ne var acaba?

Karlara Dağ Yağmış :)

Çocukluğumun kar sesleri var bu sabah içimde. Erzurum'da büyüdüm ben. Uzundur Erzurum'un kışları, çok kar yağar. Yürürken belimize kadar kara batardık :) Mevsim kışa dönünce benim de kar beklentim başlardı. Her sabah kalkar kalkmaz ilk işim pencereden karşıdaki dağlara bakmak olurdu kar yağmış mı diye. O kadar heyecanlandırır ki kar beni bir sabah zirvedeki karları görünce "aaa karlara dağ yağmış" demişim. Çok gülmüştük bu cümleye ailece :) Çok severim kar'ı. Kışın en güzel tarafıdır kar. Adam boyu yağan karın bize hediyesi kızakla kaymak olurdu. Bir de bata çıka yürümek, hiç ayak basılmamış yerlerde. Bütün bunları bana hatırlatan, Ankara'da dün akşam saatlerinde başlayan ve hala devam eden kar yağışı. İyi ki yağdın kar geç de olsa...

27 Ocak 2010 Çarşamba

Ağaç Çaydanlık

Ağaç görünümlü bu eşsiz çaydanlığın tasarımcısı İsveç'li Jakob Solgren. Doğanın sanatla yeniden şekillenmesi bu harika görüntüleri ortaya çıkarmış. Bize de bu doyumsuz güzellikteki tasarımları seyretmek düşüyor. Daha fazlası burada.

25 Ocak 2010 Pazartesi

7 Maddede Mimlendim, Mimledim...

Keyifle takip ettiğim sevgili celebi74 beni mimlemiş. Bu mime göre 7 maddede kendimi anlatmam ve 7 kişiyi mimlemem gerekiyor. İşte ben: 1- Reklamlarda bile ağlayacak kadar duygusal (Bosch reklamında), 2- Uyumayı çok seven (her yerde ve her şartta), 3- Sokakta ne kadar kedi varsa hepsini eve almayı düşünecek kadar kedi delisi, 4- Kafasına koyduğu her işi mutlaka başaran (zoru severim, imkansız biraz zaman alır), 5- İşi bitmeden wc'ye bile gitmeyecek kadar işkolik, 6- Elinden her iş gelen ama çabuk sıkılan (bitmemiş amigurimi bebek ve eşime başlayıp da 5 yıldır öremediğim kazak), 7- Tutarlı, bazen (!) inatçı, neşeli, titiz, para harcamayı ve hediye vermeyi seven, yaptığı her işin hakkını vererek yapan biriyim. Vee mimlediklerim: Nazoyla, Ayça'nın Dükkanı, Ayshecan, Bizim Gibiler, Bucanni, Kelebek Atölyesi, Suzy

Mercedes Neden Mercedes?

Mercedes'in bu güzel hanım olduğunu biliyor muydunuz? Fransa'da yaşayan tüccar ve Avusturya Nice Başkonsolosu Emil Jellinek Daimler fabrikasından aldığı otomobille büyük ilgi toplar. 1899 yılında Daimler yarış otomobiline büyük kızı Mercedes'in ismini vererek Nice'de bir yarışa katılır ve birinci olur. Bu başarı Daimler fabrikasına 36 adet otomobil siparişi olarak geri döner fakat Jellinek'in bir şartı vardır; araçlar "Mercedes" ismini taşıyacaktı. Daimler bu şartı kabul eder ve 1901 yılından itibaren ürettiği otomobilleri "Mercedes" olarak adlandırmaya karar verir. "Mercedes" Mars gezegeninin İspanyolca adıdır. Kelime anlamı lütuf ve zerafettir. Kaynak

DIY _ La belle Hélène_ Güzel Helen

Pa Design'ın sayfasında gördüğüm bu güzel abajuru DIY projelerimin arasına ekledim bile. Evde tek kalmış bir kadehim var. Üzerine bir abajur şapkası, içine de bir mum vee oldu size Güzel Helen :) Kolay gelsin...

Günün Sürprizleri :)

Sevgili Banuca Unutulan Değerler... Kartpostallar adlı postunda 10 Marifet için hazırlamış olduğu kartlardan ona adresini gönderen ilk 11 kişiye postalayacağını yazmıştı. O onbir kişiden biri de bendim. Veee bugün kartım geldiii :) hem de istediğim gibi kedili olandan göndermiş sevgili Banu. Canım benim ellerine sağlık çoook güzel olmuş. Çok sevdim ve bence de hiçbir canlı uğursuz olamaz. Tekrar çok teşekkür ederim emeğine, ellerine sağlık. Günün diğer sürprizi de Yelda'dan. Pasajından şu tacı almıştım. Göndermiş sağolsun ama yanına bir de harika broş eklemiş. Canım hediyen için çok teşekkür ederim. Çok şık ellerine sağlık. Çok beğendim. Yelda'nın pasajına mutlaka uğrayın yeni pek çok ürün var. Üstelik kargo ücreti de ödemiyorsunuz. Bu kampanya kaçmaz...

23 Ocak 2010 Cumartesi

Bu Fırsat Kaçmaz!

Sevgililer Günü öncesi bu harika yüzük sizin olsun istemez misiniz? Yanıtınız "Evet" se tek yapmanız gereken Demirsoy Mücevher Pırlantalı Özel Tasarımlar blogunu izlemeye almak ve yorum bırakmak. İzleyici sayısı 50 olduğunda yapılacak çekilişle 3 kişiye yüzük hediye edecekler. 31 Ocak saat 17:00'ye kadar vaktiniz var. Daha fazla bilgi için tık tık.

Up

Ankara soğuk ve yağışlı bugün. Evde film keyfi yapalım dedik eşimle. Up'ı seyretmeye karar verdik. Eğer seyretmediyseniz kesinlikle tavsiye ederim çok güzeldi. Harika bir aşk, macera, dostluk ve mutlu son seyrettim. Neşe ve hüzün bir arada bu kadar güzel anlatılabilirdi ancak. Yani hem güldüm hem de ağladım film boyunca. Dostluğun cesarete, aşkın da çılgınlığa dönüşebilir olduğunu gösteriyor insana. Zira sadece aşk verir insana bir evi sırtında taşıyacak gücü, ve dostluktur yardım için geri döndüren insanı. 78 yaşında çok sevdiği eşinin hayalini gerçekleştirmek isteyen Carl, balonlarla uçan bir ev, yaşlı birine yardım ederek eksik kalan rozetini almak isteyen Russell, nadir bulunan bir kuş olan Kevin, konuşan köpek Dug ve kötü adam Charles Muntz'la karşılaşacağınız filmin IMDB puanı 8.5. Bence kesinlikle hak etmiş bu puanı. İyi seyirler...

22 Ocak 2010 Cuma

Cepheden Parmaklara...

Patrick Charles Walter, savaş toplarından yüzük ve kolyeler yapıyor. Üstelik bütün parçaların ateşleme sistemleri de çalışıyor. Bu tasarım işi beni benden aldı artık. Sözün bittiği yerdeyim. Daha fazlası için buyurun.

21 Ocak 2010 Perşembe

Muz Sesleri ve Kebikeç

Haftasonu kitapyurdu.com'dan istediğim kitaplarım geldiiii :) Önce hangisini okusam? İlki Everest Yayınları'ndan çıkan Ece Temelkuran'ın Muz Sesleri; diğeri Arkadaş Yayınevi'nden çıkan Devrim Kodakcı'nın Kebikeç. Muz Sesleri; Oxford, Paris, Beyrut üçgeninde geçen bir aşk ve savaş romanı diye tanımlanıyor fakat ben ismine takıldım. Gerçekten muzların sesi varmış:"Muzlar bir elin yapışık parmakları gibidirler. O parmaklar büyüyüp birbirlerinden ayrılırlarken ses çıkartırlar. Ağustos ayında bir muz tarlasına girersen, başka gürültü yoksa o sesleri duyarsın." diye izah ediyor yazar ve bunu roman kahramanlarından birine söyletiyor kitapta. Çok etkileyici geldi bana ve bir gün ben de muz seslerini dinlemek istiyorum. Diğer kitabımın da ismine takıldım yine. Kebikeç; Doğu mitolojisinde kitapları kemirgen kurtlardan koruduğuna inanılan ilim aşığı kitap cinidir. Bu cine emanet edilecek olan ciltlerin ilk sayfasına Kebikeç’in sembolü çizilir ve altına kalem erbabının malumu olan efsun yazılır: Yâ Kebikeç! Hıfz el varak ilâ kıyâmet. Kitap, IV. Murat dönemini konu alan, masal ile gerçeğin iç içe geçtiği, olay örgüsü ve üslup yönünden okuru sayfalara adeta Kebikeç’in büyüsü ile hapseden, yer yer güldüren, çokça düşündüren, betimlemeleri ile hayranlık uyandıran, keyifli, dopdolu bir ilk roman diye tanımlanıyor. Bütün bunları yazarken önce Muz Sesleri'ni okumaya karar verdim.

Paperart

Rusya'dan çok yetenekli bir grafik tasarımcı olan Yulia Brodskaya bu inanılmaz sanat eserlerine imza atan. Sadece kağıt kullanarak şaşırtıcı nesneler yapıyor. Başta Nokia olmak üzere pek çok şirket için reklam afişleri yapmış. Bize de tadını çıkarmak kalıyor. Bu sanat eserleri gerçekten çok güzel.

20 Ocak 2010 Çarşamba

Gardrobunuzdaki Papağan

Elbise askılarınızın üzerinde renkli papağanlar olsun istemez misiniz? Üstelik onları beslemeniz de gerekmiyor. Bu şirin tasarım dolabınızın havasını değiştirerek, günün stresini atmanıza yardımcı olacak. Almak isteyenler için burada.

Keçe Bileklik

Bayılıyorum keçe takılara. Bu da benim bilekliğim :) Keçe topları çiviyle birbirine ekleyip yaptım. Oda arkadaşım da mankenlik yaptı bana.

19 Ocak 2010 Salı

Japon Kağıt Bebekler

Bu şirin bebekleri yapan Melanie Gray Augustin. Bebekler kağıttan yapılmış ama parça kumaşlardan da yapılabilir bence. Çocuklar için güzel bir oyuncak, kitap kurtları için hoş bir yer imi olur. Nasıl yapıldığı adım adım burada anlatılıyor. Yapacak olanlara şimdiden kolaylıklar diliyorum.

Puzzle Yüzük

Puzzle seviyorsanız eminim bu yüzükler de ilginizi çekecektir. Jessica Lynn Steenwyk puzzleları yüzük formunda yorumlamış. Çok şık görünüyorlar. Keşke biri benim olsa ;)

Günün Sürprizi

Smyrnote Design'ın düzenlediği çekiliş sonuçlandı. Şanslı kişi benmişim. Pınarcığım haberi verdiğinde çok mutlu oldum. Canım benim hediyen benim için çok kıymetli, dostluğun da tabii. Bu güzel sürprizle günümü aydınlattın, yüzümü güldürdün. Çok teşekkür ederim. Hep mutlu olmanı diliyorum :) İşte hediyem :)

18 Ocak 2010 Pazartesi

Tea - Shirt


Bu şirin askılardaki tea-shirtlerin içinde çay var. Tasarımcısı Soon Mo Kang. Soon Mo Kang, çay paketlerine yeni bir soluk getirmiş. Harika olmuş. Zaten sıkılmıştım sallama çaydan. Artık asalım çaylarımızı :) Bu şirinlikler çok çay içirir ne dersiniz?

16 Ocak 2010 Cumartesi

Lush Kampanyaları

Daha önce Lush Hair Doctor deneyimimi paylaşmıştım sizlerle. Ocak Ayı boyunca Lush'ta kaçırılmayacak fırsatlar var. Ben alternatif 2'yi aldım. Ürünler müthiş. Saçınıza inanılmaz bir ışıltı ve yumuşaklık kazandıracak (kendi saçımdan biliyorum). İşte alternatifler:
1) Büyük boy tonik + nemlendirici alana 50 gr derin temizleyici ve taze maske hediye
2) Orta boy şampuan + orta boy saç kremi alana hair doctor ve küçük boy bir duş jeli hediye
Hadi bakalım hanımlar size en yakın Lush mağazasına :)

Çorap Giyen Sandalyeler

Berlin'den çok yetenekli iki sanatçı Chiris&Ruby yapmışlar bu çorapları. Zeminler için koruyucu olmasının dışında aynı zamanda komikler de. Eskiyen çorap ve kazaklarınızı bu şekilde değerlendirmeye ne dersiniz? Hem eğlenceli hem sıradışı. Not: İsteyen buradan satın alabilir.

15 Ocak 2010 Cuma

Masal Sever misiniz?

Bu sabah daha önce okuduğum Dünyanın En Akıllı İnsanı'ndan Masallar adlı kitabı buldum çekmecemde. Yazarı, Erdal Demirkıran. Daha önce kitaplarını okumayanlar için kesinlikle tavsiye edebileceğim bir yazar. Kişisel gelişimle ilgili yazıyor, bildiğiniz sıkıcı cümleler yok kitaplarında. Keyifle, gülümseyerek okuyorsunuz, okurken kendinize olan güveniniz, inancınız artıyor. Sizlerle en çok sevdiğim masalı paylaşmak istedim bugün.
Kaktüsün Ormandan Sürülüşü
Uzun süre yağmur yağmadı. Bütün ağaçlar tedirgin oldu:
Eğer böyle giderse hepimiz öleceğiz. dedi ağaçlardan biri.
Derin bir ah çekti öteki. Sanki geçen yılların hesabını yağmayan yağmurdan soruyor gibiydi. Yüreği sızladı asırlık çınarın, boynu büküldü çiçeği burnunda meşenin, çam diken döktü kurak toprağa… Kaktüs rahattı. Çünkü yıllarca yetecek suyu vardı.Derken ağaçlardan biri tepe üstü yıkıldı. Arkadaşları korkularından ağlayamadılar bile. Gözyaşı dahi kaybedilmemesi gereken bir suydu artık. Kaktüse yalvardılar: Ne olur bize biraz su ver! Ne de olsa eninde sonunda yağmur yağacak!
Kaktüs cimrilik yaptı. Paylaşmadı suyunu dostlarıyla. Bir bir öldü ağaçlar. Kaktüse yalvara yalvara öldüler. Yeşil adına ne varsa hepsi tükendi. Geriye sadece kaktüs ve onun hayatlar tüketen suyu kaldı. Derken yağmur yağdı. Kaktüs bu yaptığından çok utandı; ama artık çok geçti. O günden sonra dikenlere sarılıp yalnızlığa mahkum edildi kaktüs. Yaşadığı yer de çöle dönüştü.

Daha fazla masal için en yakın kitapçıya gidiyorsunuz. İyi eğlenceler :)

14 Ocak 2010 Perşembe

Tasarımcı Eliyle Şemsiye

Michel Heurtault, couture şemsiye üreticisi. Şemsiyelere olan tutkusu üç yaşındayken başlamış. Bulabildiği bütün şemsiyeleri toplayıp nasıl açılıp kapandıklarını keşfetmeye çalışarak geçirmiş günlerini. Sekiz yaşına geldiğinde topladığı şemsiyeleri komşuları için tamir etmeye başlamış. Onsekiz yaşında kostüm tasarımcısı olarak çalışırken, tüm boş zamanlarını şemsiye ve şemsiye yapımına adamış. Herkes gibi plastik ve polyesterden şemsiye yapmak istemeyen Heurtault, su geçirmez ve UV koruyucu materyal arayışına girmiş. Sonunda bu harika aksesuarları ortaya çıkarmış. Ne diyelim bunlar şemsiyeyse bizim kullandıklarımız ne?

Hayalleriniz İçin Değişim Zamanı

Hayatımızda ters giden birşeyleri değiştirmek kendi elimizde. Buna tek engel bilinçaltımızdır. Çünkü biliriz ki bize olumlu bir cümle söylendiğinde buna karşı çıkarız, bu olumlu cümleleri kabul edemeyiz. Şöyle açıklayayım : Birisi, "Ne kadar güzelsin" dese kızarız içten içe, çünkü aslında güzel olmadığımızı düşünürüz. İşte bu nedenle bilinçaltımız sürekli olarak olumsuz düşüncelerimizin etkisiyle aynı çarkı sürdürür gider. Değişimi yardım almadan yapmak zordur. Burada devreye Şimdideğiş.com giriyor. Sadece NLP olumlamalarıyla hazırlanan Dönüşüm Mp3'leriyle bilinçaltınızdaki olumsuz inançları değiştirebilirsiniz. Amaç bilincimizle yorumlayabileceğimiz ve itiraz edebileceğimiz bu olumlu cümleleri, bilinç eşiğini aşarak doğrudan bilinçaltına ulaştırmaktır. İtiraz olmadan bu olumlu cümleleri bilinçaltımızın kabul etmesi olasılığı çok daha yüksektir. Sadece kendinize bir şans tanıyın. Yapmanız gereken, ihtayıcınız olan özel dönüşüm mp3'lerini gereken sürelerde dinlemek. Evrenin sonsuz imkanları, bırakın sizin hayatınıza da aksın. Siz buna layıksınız.


Kitap Aydınlatmalar

Bu aydınlatmalar Latince Scrinium (kitap rafı) diye adlandırılıyor. Kemik tozundan üretilen poselenden yapılmış. Kitap raflarına veya doğrudan duvara yerleştirilebiliyor. Kitaplarınızın arasına veya bütün bir rafa yan yana koyabilirsiniz. Görünümü o kadar şık ki, ışıkları asla kapatmak istemeyeceksiniz. Ben de kütüphanemdeki her raf için bunlardan istiyorumm.

13 Ocak 2010 Çarşamba

Kitap Kesme Sanatı

Kitap kesilir mi demeyin? Su Blackwell kesiyor ve harikalar yaratıyor. Gündelik nesneleri sanat eserlerine dönüştürmeyi sevdiğini söyleyen sanatçı, kitaplardan üç boyutlu heykeller çıkararak görsel bir şölen hazırlıyor. Daha fazlası için buyurun.

12 Ocak 2010 Salı

Mimarinin Mücevher Hali

Bayıldım bunlara. Vicki Ambery-Smith gerçek ve sanal binalardan esinlenerek mücevher kutuları, broşlar, küpeler, kol düğmeleri hatta peçete halkaları ve çeşni setleri bile yapmış. Çok şık ve orijinal tasarımlar. Bunların içinde Kız Kulesi, Galata Kulesi, Topkapı Sarayı, Ayasofya gibi bizden güzellikleri de görmek güzel olurdu. Ne dersiniz sizce de güzel olmaz mıydı?

11 Ocak 2010 Pazartesi

Yangın Hortumundan Aksesuara

Kimin aklına gelirdi yangın hortumundan kemer, çanta, cüzdan yapmak? Elvis & Kresse görünüşte değersiz olan bu atık malzemeden harika aksesuarlar yapmışlar. İlk olarak Londra İtfaiyesinin eski yangın hortumlarıyla başlamışlar. Zaman içinde endüstriyel atıkların yeniden dönüşümü için farklı materyal arayışına girmişler. Şu anda eski mobilya döşeme kumaşları, kullanılmış bagaj etiketleri, yelken bezi, kullanılmış güneş gözlükleri, paraşüt kumaşı gibi değişik malzemeleri de değerlendiriyorlar. Haklı olarak kendileriyle gurur duyuyorlar.
Not: Ürünlerin tamamı su geçirmez.

10 Ocak 2010 Pazar

Kibrit Kutusu Oyunu


Sevgili Kelebek Atölyesi harika bir oyun düzenliyor. İsminizi yazdırmak için son gün bugün. Ben yazdırdım. Hünerli eller gelin hep beraber oynayalım bu tatlı oyunu. Oyunla ilgili bilgi için buyrun Kelebek Atölyesine

Ekmek Kokusu

Evde ekmek yapmayı çok istiyordum, fakat ekmek yapma makinem olmadığı için yapamıyordum. Ekmek yapımında kullanılmak üzere özel un karışımlarından (Sinangil Tahıl Un) aldım dün. Arkasında fırında pişirmek için de tarif vardı. Tarifte istemeden biraz değişiklik yaptım. Çünkü ben 1,5 su bardağı su yerine 1sb su ve 1sb süt koydum. Hamur kıvamını tutturamayınca anladım fazla koyduğumu. Neyse ki çok geç değildi. Hamuru beyaz unla tutturdum. Bir de 1 yemek kaşığı zeytinyağı ekledim. Hamuru fırının yoğurt ayarında mayalandırdım. Fırını 5 dakika 230 derecede ısıttım. Ekmekleri fırına koyarken sıcaklığı önce 220 on dakika sonra da 200 dereceye düşürerek 40 dakika pişirdim. İlk deneme için oldukça iyi. Evim miss gibi ekmek koktu. Denemeyen varsa makinesiz de evde ekmek pişirmek mümkün, tecrübeyle sabitlenmiştir ;)

Gün Işığı Ödülüm :)

Severek takip ettiğim Smyrnote Design'dan ilk ödülümü aldım :) Sevgili Pınar, bloguma Gün Işığı Ödülü'nü layık gördüğün için sana çook teşekkür ediyor ve koccaman öpüyorum.
Benim de bu ödülü oniki kişiye göndermem gerekiyor. Bunun için bu ödülü henüz almamış olan blogları seçiyorum, işte gün ışıklarım:
Gelincik,Armina, Dshandmade, Bellek Kutusu, Sergun, Boncuk Mutfakta, Begonvilli Ev, Orgueli, Edaca, Marifetli Cadi, Ayca'nin Dukkani, Yelda
Gün ışığımız hiç sönmesin...

9 Ocak 2010 Cumartesi

Ayran Aşı (Çorbası)

Bu çorba Erzurum'un meşhuuur çorbasıdır. Anneciğim çok güzel yapar. Ben de lezzet olarak annemi yakaladım hem de ilk denememde. Teşekkür ederim anneciğim bana öğrettiğin herşey için. Şimdi gelelim çorbamıza. 1 su bardağı buğday yıkandıktan sonra üzerini 2 parmak geçecek kadar su ilave edilerek çelik tencerede 10 dakika kaynatılıp altı kapatılarak bekletilir(bu işlem sabah yapılır). Yaklaşık 1/2 kg yoğurdun icine 1 yumurta, 1 yemek kaşığı un ve su(yaklaşık 5 bardak) eklenerek blenderda karıştırılır. Tencereyi kısık ateşteki ocağa koyup ayranımızı yavaş yavaş ilave ediyoruz (hepsini birden içine dökmeyin yoksa çorbanızın kıvamı tutmaz). Orta ateşte kaynayıncaya kadar karıştırıyoruz. Kaynamaya başlayınca 3-4 dakika daha karıştırarak kaynatın, ocağı kapatın. Şimdi bu çorbanın olmazsa olmazı aşotumuzu ekliyoruz. Benim kullandıgım aşotu memleketten gelmişti, salamura halde buzdolabımda bulunur. Kullanmadan once suda bekletmek gerekiyor. Tuzu çıkan aşotu çorbaya eklendikten sonra minik doğranmış 1 adet yemeklik soğan yagda öldürülüp çorbaya ilave edilerek karıştırılır. Afiyet olsun...

7 Ocak 2010 Perşembe

Eğlenceli Amerikan Servisleri


Çocuklar yemek yemeyi çoğunlukla reddederler (yeğenim Ömer sayesinde biliyorum bunu). Peki yemek yemeyi çocuğunuz için eğlenceye dönüştürmeye ne dersiniz? Bu sevimli servisler çocuğunuzu eğlendirirken aynı zamanda çatal, bıçak ve kaşığın nerede durması gerektiğini de öğretiyor. Anne Schultz and Jina Choi birlikte tasarladıkları benzersiz ürünlerini Hello Hanna adıyla pazarlıyorlar. Hepsi birbirinden eğlenceli üç farklı tema var. Size sadece çocuğunuzun en sevdiği temayı seçmek kalıyor. İyi eğlenceler :)

6 Ocak 2010 Çarşamba

Dostluk Bildirimi

Sevgili Gelincik beni dostu olarak mimlemiş blogunda. Canım benim sana tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Çok mutlu ettin beni :)

Bu bildirimin kuralları : Dostluğumuzu ilan etmek için bir yazı yaz ve on arkadaş seç. Onların bloglarını ziyaret et ve bilgi ver.

İyi dostluklar hesapsız kurulur demiş Balzac. Blog dostlukları hesapsız dostluklara en güzel örnek bence. Blogger olmadan önce takip ettiğim sizlerle şimdi aynı ortamda dost olmak beni çok mutlu ediyor. Dostluğunuz benim için çok değerli. Aranızda olmaktan gurur duyuyorum.

Dost matematiksel olmalı; Sevinci çarpmalı... Üzüntüyü bölmeli... Geçmişi çıkarmalı... Yarını toplamalıi... kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı... Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı... İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...

Zor da olsa on kişi seçmek zorundayım. İşte o dostlar :

Smyrnote Design
Edaca
Banuca Birşeyler
Örgüeli
Benhurum
Bucanni
Pastaperest
Begonvilli Ev
Pasta Evim
Eylül Bahçesi

Gerçek dost karanlık bir tünelin ucundaki ışık gibidir. Yolunuzu aydınlatır. Tüm gerçek dostlarım iyi ki varsınız.

5 Ocak 2010 Salı

Lezzetli Takılar


Servise hazır bir kek kolyeniz olsun ister miydiniz? Ya daa cup kek yüzük? Yoksa makaronlu bilezik mi? Neden mi bahsediyorum? Carolyn Tillie'nin Just Desserts koleksiyonundan. Çok leziz pardon çok yaratıcı ve bir o kadar da eğlenceli. Görmek isteyenler için burada.

Dar - Hane (Tarhana) Çorbası

Dün akşam tarhana çorbası yaptım. Evdeki toz tarhanayı bol sarımsak, nane ve salça eşliğinde, dökmediğim makarna suyuyla birlikte pişirdim. Kendim yaptım diye demiyorum çok güzel olmuştu ;) Bu da tarhananın tarihçesi : Vaktiyle bir hükümdar seferlerinden birini yaparken, bir fakirin evine misafir olmuş. Sıkıntı içinde ne ikram edeceğini şaşıran köylü kadın çabucak bir çorba kaynatıvermiş. Hükümdar kendisine ikram edilen çorbayı çok beğenip, ev sahiplerine övgüde bulunarak, 'bu ne çorbası?' diye sormuş. Çorbayı hazırlayan kadın 'dar hane çorbasıdır, kusura bakmayın. Afiyetle yiyin' demiş. 'Darda olan ev' anlamına gelen dar hane, zamanla tarhana diye anılmış.

Kedili Zamanlar


Daha önce bahsettiğim ajandam geldiiii :) Çoook güzel, çok şirin. En kısa zamanda defterini de almaya karar verdim. Veee ilk zamansız sayfam :)

Aşure Yaptııımm

Haftasonu yaptım aşuremi. Evimize bereket getirmesi dileğiyle Allah kabul etsin :)

4 Ocak 2010 Pazartesi

Muere Lentamente

Muere lentamente Yavaş yavaş ölürler
Quien no viaja, Seyahat etmeyenler,
Quien no lee, Okumayanlar,
Quien no oye música, Müzik dinlemeyenler,
Quien no encuentra gracia en sí mismo. Vicdanlarında hoş görmeyi barındıramayanlar.

Muere lentamente Yavaş yavaş ölürler
Quien destruye su amor própio, Kendilerine olan sevgilerini yıkanlar,
Quien no se deja ayudar. Hiçbir zaman yardım istemeyenler.

Muere lentamente Yavaş yavaş ölürler
Quien se transforma en esclavo del hábito Alışkanlıklarına esir olanlar,
Repitiendo todos los días los mismos trayectos, Her gün aynı yolları yürüyenler,
Quien no cambia de marca, Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
No se atreve a cambiar el color de su vestimenta, Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
O bien no conversa con quien no conoce. Veya bir yabancı ile konuşmayanlar.


Muere lentamente Yavaş yavaş ölürler
Quien evita una pasión y su remolino de emociones, İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
Justamente éstas que regresan el brillo a los ojos Tamir edilen kırık kalplerin...
Y restauran los corazones destrozados. Gözlerindeki pırıltıyı görmekten kaçınanlar.

Muere lentamente Yavaş yavaş ölürler
Quien no gira el volante cuando está infeliz con Aşkta veya işte bedbaht olup
Su trabajo, o su amor, İstikamet değiştirmeyenler,
Quien no arriesga lo cierto ni lo incierto para ir Rüyalarını gerçekleştirmek için
Atrás de un sueño Risk almayanlar,
Quien no se permite, ni siquiera una vez en su vida, Hayatlarında bir kez dahi...
Huir de los consejos sensatos. Mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.

Vive hoy! Şimdi yaşa!
Arriesga hoy! Bugün riske gir!
Hazlo hoy! Hemen harekete geç!
No te dejes morir lentamente! Kendini yavaş ölüme teslim etme!
No te impidas ser feliz! Mutluluktan kaçınma!

PABLO NERUDA

3 Ocak 2010 Pazar

Auranız Hangi Renk?

Sevgili Banuca'nın blogundaki linki takip ettim ve benimki sarı çıktı. Merak edenler için burada
Sar
ı
Etrafınızı aydınlatıyor, hafif bir sıcaklık yayıyorsunuz. Bunun sebebi entelektüel ve zihinsel anlamda sürekli kendinizi geliştiriyor olmanız. Bu geliştirme süreci sizin için acılı, hatta ateşli olabiliyor. Fakat dışarıya yansıyan bu değil. İçsel deneyimleriniz başkalarının sorunlarına bir kalemde çözüm oluyor, ama siz o deneyimleri edinirken adeta kendinizi yakıyorsunuz. İncelik karakterinizin temeli. Çünkü içinde yaşadığınız dünyayı ancak zarafet ve nezaketle değiştirebileceğinizi düşünüyorsunuz. Başkalarına karşı gösterdiğiniz iyi niyet, kırılganlığınızı artırıyor. Ama siz yılmıyorsunuz.

2 Ocak 2010 Cumartesi

Zamansız Ajanda


Evet doğru okudunuz zamansız ajanda. Bu ay aldığımız dergilerden birinden çıkan tanıtım broşürü sayesinde haberdar oldum.Ben çok sevdim.
Yemyeşil Zamanlar, Mavi Zamanlar, Aşklı Zamanlar, Kedili Zamanlar ve
İstanbullu Zamanlar temalı ajanda ve defterleri var.
Yemyeşil Zamanlar ile doğa dile gelecek,
Mavi Zamanlar ile hayat rast gelip, rast gidecek,
Aşklı Zamanlar ile aşk duvarlardan, ağaç kabuklarından sayfalara taşınacak,
Kedili Zamanlar akıp giden zamana pati izleri bırakacak,
İstanbullu Zamanlar ile İstanbul elinizin altında olacak.
Bir de blog açmışlar, kendi zamansız sayfalarınızı bu blog aracılığıyla paylaşabiliyorsunuz. Daha fazlası için tık tık
Kedili Zamanlar'ı kendim için sipariş ettim bile :)

Yılbaşı Kurabiyeleri Tarifi

Daha önce resimlerini koyduğum yılbaşı kurabiyelerimin tarifini veriyorum. Bu güzel tarif için sevgili Burcu Gençoğlu'na sonsuz teşekkürler.
Malzemeler : 
1 yumurta ( oda sıcaklığında bekletilmiş)
150 gr tereyağı ( oda sıcaklığında bekletilmiş - yumuşamış)
1 su bardağı un
1 çay bardağ mısır nişastası
1 su bardağı pudra şekeri
1 çay kaşığı karbonat (silme)
1 çay kaşığı tarçın (tepeleme)
1 çay kaşığı toz zencefil
1/2 şişe Dr.Oetker limon aroması. Bunun yerine 1 limonun kabuğunu en ince olacak şekilde rendeleyebilirsiniz.
hamuru yoğururken toparlamak için yaklaşık 200 gr buğday nişastası
Yapılışı :
Tüm malzemeyi(buğday nişastası hariç) yoğurma kabımıza alıp tereyağı gözükmeyene kadar iyice yoğuruyoruz. Hamurunuzu kulak memesi kıvamına gelinceye kadar azar azar buğday nişastası ilave ederek yoğurmaya devam ediyoruz. Nişasta kıvamını oturtacak ve kurabiyelerinize gevreklik verecektir.
Hamurumuzu nişasta serpiştirdiğimiz tezgahımızda 2 cm olacak şekilde açalım. Kurabiye kalıplarımız ile hamurumuzdan şekiller çıkartalım ve dikkatli bir şekilde yağlı kağıt serilmiş fırın tepsimize aktaralım. Tüm hamur bitene kadar kurabiyemizden hazırlayalım.
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 15-20 dakika pişirip çıkartalım. Eğer kurabiyelerin çevresi kızarmaya başlamışsa kurabiyeler pişmiş demektir. Kurabiyelerimizi iyice soğuyana kadar tezgahta bekleyip süslemelerini yapalım. Ben süslemek için Dr.Oetker'in Şekerli Süsleme Glazürünü kullandım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...