19 Temmuz 2010 Pazartesi

Kaybolan Tarihimiz-Taksim Meydanı

İçinden deniz geçen, tarih boyunca ona sahip olabilmek için uğruna savaşılan, fakat sadece Fatih Sultan Mehmet'e nasip olan fetihle bize miras kalan muhteşem şehir İstanbul... Çok seviyorum İstanbul'u. Denizinde başka bir pırıltı, havasında başka bir koku var. Tarih kokar İstanbul. O kadar zamansızdır ki, bütün zamanları içinde barındırır İstanbul. Peki biz nasıl davranmışız İstanbul'un sahip olduğu güzelliklere? Doç. Dr. Turgut Saner'in çalışmasından seçilmiş fotoğraf ve bilgiler eşliğinde öğrenelim.

taksim_top_kis_1840_abdulmecit

Bir zamanlar Taksim Meydanı'nda 1800'lü yıllarda Osmanlı Padişahı Abdülmecit zamanında yaptırılan Topçu Kışlası vardı. Kışla o kadar büyüktü ki; İnönü (eski Mithatpaşa) Stadı yapılana kadar milli maçlar avlusunda yapılıyordu. Milli takımımızın Romanya'yla yaptığı ilk resmi maç burada oynanmıştı.

topcu_kislasi_veya_taksim_stadi

Kışla Hint ve Rus mimarisinden esinlenilerek yapılmıştı.




Taksim Kışlası'nın Nizamiyesi


Maalesef Kışla 1940 yılında Lütfi Kırdar tarafından yeni imar planı çerçevesinde önce Taksim Meydanı'ndaki (bugün metro girişi bulunan) ahırları yıkılarak, sonra Gezi Parkı'ndaki anıtsal binaları yıkılarak yok edildi. Oysa bina duruyor olsaydı Taksim Meydanı dünyanın en güzel meydanlarından biri olurdu. 


Yıkımdan sonra...


İstanbul'da yaşayan sevgili arkadaşlarım siz ne dersiniz? Yıkılmasaydı daha iyi olmaz mıydı? Modernleşirken tarihimizi de yok etmek zorunda mıyız? Neden geçmişimizden bu kadar korkuyoruz?

15 yorum:

YEMEK VAKTİ AYLİN dedi ki...

İstanbul bir başka...Bütün şehirler güzel ama ben herşeye rağmen çok seviyorum İstanbulu ve burda yaşamaktan çok mutluyum.Teşekkürler paylaşımın için :)

EBRULİ dedi ki...

Ben de İstanbul aşığıyım.Tabiki tarihi dokulara zarar verilmemeli restore edeceğiz derken.Ama özen sıfır ne yazıkki.Modernleşme uğruna..sevgiler canım :)

celebi74 dedi ki...

evet şekerim birçok yenileme projesi yoketmeyi de içeriyor.. bakınca hemen yıkıp yenisini yapmak daha iyi eski çirkini güzeli ile değiştirmek en kolayı çünkü.. sıkıştırmak şehri içiçe sokmak sonrada insanlar çok dişye bunalmak.. düşüncesizce yapılan hareketler işte.. çokca var bunlardan şimdi harem sahilde olacak olan gibi gar yıkılmayacak ama arada kalıp yok olup gidecek görünmeyecek tarihi güzellik yerine gökdelenler olacak çirkinlikden başka şey değil
insanlar yapı yapmak için koşturuyor ama o yapının içinde kültürlü insanlar olacakmı
hayır

Lydia dedi ki...

resimleri görünce bir katliama şahit olmuşum gibi hissettim, insan böyle güzel bir binaya, böyle ince bir mimariye nasıl kıyar?

sanat anlayışımız sıfır, rant çıkarma çabamız maksimum oldukça daha nelerimizi ellerimizden alacaklar acaba?

ben ne yazık ki artık istanbul aşığıyım falan diyemiyorum, bunalıyorum bu şehirde, boğuluyorum. her yerden bir zevksizlik, bir derme çatmalık çıkıveriyor adımbaşı.

Düşünsenize Erenköy, Göztepe, Suadiye civarındaki köşklerin restore edilmiş, tertemiz halde, hala yerlerinde durduğunu... Sizce de dünyanın en güzel yerlerinden biri olmaz mıydı buralar? Ama yooook... "Eski bina, hem de ahşap, yak abi otopark yaparız" mantığında olan vahşiler bu şehirde olduğu sürece göz zevki denilen şey, incelikler bize haram.

Pelin P.A. dedi ki...

İçim cız etti. Böyle bir tarihi yok etmek cahilliğin ötesinde aptallık gerçekten.

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

İşte içine sıçmak birde sıvamak diye buna deniyor aşkım, bu aralar yapılara taktım zaten kilise 2. yazımı okuyunca anlarsın annem mucxx

hobibox dedi ki...

Sen çok yaşa emi, tarihimize sahip çıksaydık hiç olmazssa sembolik olaral tahtımıza sahip çıkardık, Atatürk 'ün vardır bildiği ama bazen, parlementer monarşi olabilir di diyorum, yani Belçika, İspanya,İngiltire vs gibi ülkelede cumhuriyet demokrasi var ama sembolik olarak, ülklerinin tarihlerini ortadan kaldırmamaışlar diye düşünsem de, sanırım onların tahtında oturanlar "ülklerini satıp, müttefik ülkelere peşkeş" çekmemişlerdir...

www.mkblkonsept.com dedi ki...

Doğanın her tarafında mevcut olan düzenin, ahengin ve armoninin müthiş sırrını keşfeden sanatçılar, bu hislerle sanat eseri yaratırken bizlere de onları korumak gibi bir görevi olmalı ve bunu içselleştirmeliyiz.
Canımm ne güzel bişey paylaştın yine bizimle.Seni seviyorum ve çook öpüyorum.

NiLaY dedi ki...

geçrekten nereden nereye dedim canım ve üzüldüm, hiç birşeyimize tarihimize sahip çıkamayaşımıza :(

AtolyeKedi dedi ki...

Bilmediğimiz(m) neler var. Bizim zaten tarihimize eserlerimize sahip çıkmak, yaşatmak gibi bir derdimiz yokki, bir sürü bahane bulup yok etmekte üstümüze yok, yani ne diyeyim yazık.

Yeşim dedi ki...

YEMEK VAKTİ AYLİN'ciğim, ben de çok seviyorum ama yapılanları gördükçe içim acıyor. Tadını çıkar benim için de :)

Ebruli'm, canım kesinlikle aynı fikirdeyim seninle. Bu kadar yıkıcı olmamalıyız.

celebi74, canım çok haklısın ama o sorun bütün kentlerimizde var. Yıkmadan, güzellikleri muhafaza ederek kentleşmenin mümkün olduğunu bilen yöneticiler seçmek dileğiyle.

Lydia'cığım, kesinlikle bütün yazdıklarına katılıyorum. Benim anlamadığım bütün bu olanları nasıl olup da yetkililerin göremediği. Bu kadar paraya tamah neden? Bu güzellikleri yok eden kafalara yazıklar olsun!

PelinP.A., bunu yapanlara hesap sormayı çok isterdim.

Yeşim dedi ki...

Stil Direktörü'm, aşkım aynen katılıyorum sana. Yazılarını okudum. Adamların yaptıklarını görünce kendimden utandım. Hiç de zor değil muhafaza etmek ama düşünemeyen kafalara lanet olsun! Hasretle kucaklıyor ve öpüyorum seni.

hobibox, tatlım belki o da yapılabilirdi. Ama Atatürk'ün endişesi başkaydı. Baksana bunca sene sonra monarşiye olan özenti yüzünden memleket ne halde! Yine de bu tarihimizi yok etmek anlamına gelmemeli.

www.mkblkonsept.com, canımmm kitap gibi yazmışsın maşallah. Çok haklısın tatlım etrafımızdaki herşeyi korumayı görev edinmeliyiz. Çok öpüyorum seni ve ben de seni çok seviyorum.

Nilay'cığım, maalesef tatlım benim de içim yandı :(

AtölyeKedi'm, aynen tatlım yok etmekte üstümüze yok :( Bir de böyle bir kıyım nasıl olmuş da saklı kalmış bunca zaman o da ayrı bir şaşkınlık konusu tarafımca :O

kutsalceyiz dedi ki...

film artisti gibisin bu ara evvela onu söyleyimde unutmadan,ben burda leyleğin attığı yavru,Samsun da bir garip Ankara lı blogcu...
neyse fot.larınıza bakmakta güzel,bir gün bakmışım aranızdayım,
işte gayem bu,bloglarda esen hediye furyasına bende varım,güzel hediyelerim var,maksat muhabbet beklerim,selmlar

Ballı Cimcime dedi ki...

Bugün ellerinizi her zamankinden daha çok açın. Avucunuza melekler gül koysun, yüreğiniz coşsun. Berat geceniz hayırlara vesile olsun.

PS:Bu harika paylaşım için ayrıca teşekkürler, Sevgilerimle...

MAYRI dedi ki...

Resimler çok güzel. Daha önce görmemiştim. Yazık etmişler.
<:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...