31 Aralık 2010 Cuma

En Güzel Yeni Yıl Mesajı

Bana gelen bu e-postayı sizlerle de paylaşmak istedim :)
Belki bu yıl çok şeye kızdın...delirdin...kırdın... 
Belki kendinden ödün verdin...savaştın...tek kaldın...
Belki aşık oldun...belki sevildin...belki terk edildin...
Belki aldatıldın, belki istenilmedin...kim bilir ...
Belki çok para kaybettin...belki işinden oldun...
Belki "ne yapıyorum ben yaa" cümlesini ard arda kurdun...
Her ne yaptıysan yaptın...
HER NE OLDUYSA BİTTİ... bitti... 
Onlar senin bir üst kata çıkman için yaşaman gerekenlerdi, bırakman gerekenlerdi, o kadar...
Bu çok güzel bir yıl olsun tamam mı? ...buna sen de gayret et!.... 
gülmekten yanakların çatlasın.. 
paranı koyacak cüzdan bulama...
 
bankalar "yatırım" hesabın için telefonlarda kalsın...
 
sağlık bedeninden aksın...
 
aşk kalbini patlatsın...
 
sen ışıl ışıl ol, herkes peşinde dolaşsın...
 
başarıların dillerde dolaşsın.....
yastığa koyduğun kafanda "huzura" daha fazla yer kalsın....
ve her gece "iyi ki bunları yaptım,"
"iyi ki bunları yaşadım" diyerek uyu...
yaşadıklarından ne öğrendiğini fark ederek... büyüyerek...
yaşadığın herşeyden ve herkesten özgürleşerek...
YALNIZCA kendin olarak... kendin için yaşayarak...
Her sabah sevinçle uyan.. daima ileriye bakarak... 

Mutlu yıllar...

2010'a Veda 2011' e Merhaba

Üzerimde bütün bir yılın yorgunluğu var bugün. Yine de 2011'e umutla bakıyorum. Kendi adıma; yarım bıraktığım bütün işlerimi tamamlayacağım, okumak istediğim bütün kitapları okuyacağım, daha çok dinlenip daha az yorulacağım, sevdiklerimle daha çok birlikte olacağım, aşkım için; istediği fırsatları bulacağı, ülkem ve Dünyamız için, barış ve huzur dolu bir yıl olmasını istiyorum. Elbette sizler için de güzel dileklerim var :) Önce sağlık, mutluluk ve huzur getirsin 2011. Yüreğinizden sevgi, yüzlerinizden gülümseme eksik olmasın :) 

28 Aralık 2010 Salı

Geç Kalan Bir Post Daha!


Ne olacak benim bu halim daha ne kadar sürecek bu durum bilemiyorum. Bu post da Kurban Bayramı'nda sevgili Yeni Gelin'in düzenlediği Kalpleri Bağlar Kartpostallar Etkinliği'nden kalma 0.o Yok ben adam olmam. Etkinlik eşim sevgili Çiçek'ten çok özür diliyorum gecikme için. Gerçekten yoğun ve sıkıntılı günler yaşadım. Çok şükür bu hafta biraz hafifledim. Birikmiş o kadar çok yazacak konu var ki, hangisinden başlayacağımı şaşırmış durumdayım. Daha bloglarınızı bile gezmeye yeni yeni fırsat buluyorum. Neyse konumuz tembelliğimi haklı çıkarmak değil elbette ki. Sevgili Çiçek'in dün akşam bana attığı mail sayesinde aklım başıma geldi, çok utandım yaptığımdan. Halbuki fotoğrafları hazır bir posttu bu. Sevgili Çiçek çok cici bir kart hazırlamış bana. Ön yüzünde Hello Kitty çıkartmaları, çiçekler  ve sanırım fimodan bir kalp var ki onu yaka iğnesi olarak da kullanabilirim.


Kartın yanına bir de el emeği güzel bir kolye koymuş :) teşekkürler Çiçek'ciğim. Çok geç yazdığım için tekrar özür dilerim senden.


Bir de bu etkinlik çerçevesinde sevgili Yeni Gelin bir soru sormuştu. Sorunun cevabını bildiğim ve etkinliğine katıldığım için bana da kart ve küçük hediyeler göndermiş :) Çok incesin tatlım teşekkür ederim :)

27 Aralık 2010 Pazartesi

Nardugan Bayramı


Çam ağacı süslemelerinin neredeyse yasaklandığı, pek çok kişinin evine çam ağacı almadığı, alanları da kınadığı şu günlerde, bana gelen e-postayı sizlerle de paylaşmak istedim. Sümerolog Muazzez İlmiye ÇIĞ'ın yaptığı açıklamalar hepinizi şaşırtacak.

ÇAM SÜSLEME GELENEĞİ

Hıristiyanların İsa'nın doğuşu olarak kutladığı Noel bayramı, çok eski Türklerin yeniden doğuş bayramıdır.Türklerin, tek Tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yeryüzünün tam ortasında bir akçam ağacı bulunuyor. Buna hayat ağacı diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde görebiliriz. Türklerde güneş çok önemli. İnançlarına göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gece gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor. İşte bu güneşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle akçam ağacı altında kutluyorlar. Güneşin yeniden doğuşu, bir yeni doğum olarak algılanıyor.Bayramın adı NARDUGAN (nar=güneş, tugan, dugan=doğan) Doğan güneş.
Güneşi geri verdi diye Tanrı Ülgen'e dualar ediyorlar. Duaları Tanrıya gitsin diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar Tanrıdan. Bu bayram için, evler temizleniyor. Güzel giysiler giyiliyor. Ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar. Yaşlılar, büyük babalar, nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içiyorlar. Yedikleri; yaş ve kuru meyveler, özel yemek ve şekerleme. Bayram, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur gelirmiş. Akçam ağacı yalnız Orta Asya'da yetişiyormuş. Filistin'de bu ağacı bilmezlermiş. Bu yüzden olayın Türklerden Hıristiyanlara geçtiği ve bunu da Hunların Avrupa'ya gelişlerinden sonra onlardan görerek aldıkları söyleniyor. 
İsa'nın doğumu ile hiç ilgisi yok.
"Doğum, güneşin yeniden doğuşu"

23 Aralık 2010 Perşembe

Ojeli Parmaklar 1 Yaşında

anniversary_1

Bugün tam 1 yılı geride bıraktı blogum. Geçen yıl bugün ilk kaydımı  yazıp blog dünyasına merhaba demiştim :) Blog yazmaya karar vermek kolaydı, zor olan blogumun adını bulmaktı. İşte benim blog maceram: Akşamları erken uyumamdan şikayetçi olan kocişimin beni uyanık tutacak meşgale arayışının sonunda bu sihirli dünyaya adım attım. Aralık ayı başında kocişin de ısrarıyla blog yazmaya karar verdim. Endişelerim vardı. Ne yazacaktım? Hergün yazabilecek miydim? Beni izleyen olacak mıydı? En önemli soru ise blogumun adı ne olacaktı? Tam 2 hafta isim aradım. Bulduklarımı beğenmiyordu kociş :( öyle bir isim bulmalıydım ki; hem özgün olmalıydı hem de içinde İngilizce'de olmayan harfler barındırmamalıydı (ı,ü,ö,ç,ş,ğ). Bir akşam yine kocişle bu konuda konuşurken gözüm ellerime takıldı. Kırmızı oje sürmüştüm :) birden "Ojeli Parmaklar" olsun blogumun adı dedim. O güne kadar bulduğum bütün isimleri beğenmeyen, hepsine bir kulp takan kociş bu defa söyleyecek bir şey bulamadı :) Böylece en önemli sorunun cevabı bulunmuş oldu, gerisi kolaydı. Sevimli bir tema bulup, yazılarımı yazmak kalmıştı geriye. Peki ne yazacaktım? Ojeli Parmaklar'ın içeriği ne olacaktı? Onu da şöyle düşündüm; "Ojeli Parmaklar" kadını temsil edecekti: İlgi alanı sadece moda, makyaj ve alış veriş olmayan, bunların yanı sıra yemek yapan, el işleriyle uğraşan, sanata, tarihe, resime, arkeolojiye ilgi duyan, okuyan, araştıran kadını. Aynı zamanda beğendiğim her şeyi paylaşacağım bir yer olmalıydı Ojeli Parmaklar. Bugün 407  izleyiciye ulaşmış olan blogumu ve sizleri seviyorum. Çok şey öğrendim her birinizden. Sanaldan öteye geçti dostluklarımız, kiminizin sesini duydum, kiminizle şahsen tanışma şansım oldu. İyi ki kocişi dinlemişim ve iyi ki tanımışım sizi. 1. yaşın kutlu olsun blogum, iyi ki yazıyorsun beni :)

22 Aralık 2010 Çarşamba

Dikkat! Ojeli Parmaklar Oje Postu Yazıyor :)

Hepinize merhaba arkadaşlar. Bu günlerde yıl sonu sebebiyle iş yerindeki yoğunluktan sizlere ve bloguma yeteri kadar zaman ayıramıyorum :( Hepinizi ve blogumu çok özledim. Öğlen tatilindeki aradan yararlanarak sizlere yeni aldığım ojemi göstermek istedim. Görür görmez rengine vuruldum, zaten kalan son ojeydi hemen aldım, yoksa arkamdan ağlardı ;) Tırnaklarım deterjanlı sulara daha fazla dayanamayıp beni terk ettikleri için hepsini kısacık kestim :( Bu konuda acemiyim o yüzden sizlerin hoşgörüsüne sığınıyorum. Bu posta konu olan ojemiz Flormar SUPERMATTE No: M109 Muhteşem bir rengi var, sürüşü çok kolay. Ben iki kat uyguladım, çok hoş durdu. Bu arada oje postu hazırlamak ne zormuş. Arkadaşlar sizleri tebrik edeiyorum gerçekten takdire şayan çektiğiniz fotoğraflar :) Bir acemiden ancak bu kadar olabiliyor. Blogumun adına yaraşır bir post oldu bu. Umarım beğenirsiniz :)

20 Aralık 2010 Pazartesi

Yeni Yıl Süslemeleri

Hafta sonu AnkaMall'deydim, vitrinler çok güzeldi :) AnkaMall bu yıl yılbaşı süslemelerinde bir ilke imza atmış. Yıldırım Mayruk'un imzasını taşıyan elbiselerden oluşan küçük bir koleksiyonla yapmış yılbaşı süslemelerini :) 2023'e Hikayeler adını taşıyan sergide Mayruk'un son on yılda yaptığı 20 koleksiyondan seçilen en güzel parçaların eşliğinde dolaşıyorsunuz. Podyumda alış veriş yapmak gibi bir his veriyor :) Fazla söze gerek yok sizleri görsellerle başbaşa bırakıyorum.






16 Aralık 2010 Perşembe

Sadece Oyuncak İstiyorum


Evet yanlış duymadınız bu çağrı hepimizin de tanıdığı Atölye Kedi' den. Kendisi bir anasınıfı öğretmeni...
Yeni atandığı köy okulundaki, minik öğrencilerinin sınıfta oynayacak oyuncakları olmadığını söyledi. Hepimizin geleceği olan bu çocukların tek ihtiyaçları sınıflarında oyun oynarken eğlenecekleri oyuncaklar.

İmkansızlıklarla savaşan bir öğretmenin ve aynı zamanda içimizden olan bu arkadaşımızın sesini duyup ona yardım etmek isteyenlerin yapacakları çok basit. Ya evinizde çocuklarınızın oynamadığı, sıkılıp bir köşeye attığı oyuncakları ya da kendi ellerinizle yapıp, satın alacağınız her türlü oyuncağı Yıprak İlköğretim Okulu'nda okuyan öğrencilerimizle, çocuklarımızla paylaşmak. Yeni yıla girdiklerinde onların da yeni oyuncakları olsun, onlar da gülsün!

Onların öğretmenler gününde öğretmenlerine getirdikleri hediyelere göz atıp, Atölye Kedi'nin yazısını okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.Temin ettiğiniz oyuncakların yanına varsa boyama ve hikaye kitabı da eklerseniz, kütüphanelerine de katkıda bulunmuş olursunuz.

Göndereceğiniz Adres:Evren Yılmaz
Yıprak İlköğretim Okulu - Anasınıfı
Afyon/ Dinar 

NOT: Yazıyı kopyalayıp, blogunuzda duyurarakta destek olabilirsiniz.

Emeğe Saygı: Bu yazı sevgili Yetenek-Sizin tarafından yazılmış, kendisinin izni ve onayı doğrultusunda tarafımdan yayımlanmıştır.

Önemli Bir Uyarı: Kargolarınızı mutlaka PTT ile gönderiniz, çünkü PTT ile görüşüp köye kadar kargoları haftanın 1 günü biriktirip getirmelerini rica ettik. Sağolsunlar seve seve kabul ettiler. Diğer firmalarla gönderirseniz ulaşmayabilir çünkü köye kargo gelmiyor.

14 Aralık 2010 Salı

Stil Direktörü'nden Yılbaşı Hediyeleri

Arkadaşlar duymayan kalmasın, Edi'm süper elbiseler hediye ediyor. Hiçbir şartı yok, sadece sorduğu soruya doğru cevap vermeniz gerekiyor. 5 şanslı bu elbiselerden birini kazanacak :) Fazla zamanınız yok yarın saat 16:00'da yazısı yorumlara kapanacak. Ben yorumumu yazdım. E hadi acele edin, kaçmaz bu elbiseler :)

12 Aralık 2010 Pazar

5M1Ö


Uzuuuun bir aradan sonra hepinize merhaba. Bu uzuuuun aranın sebebi biraz keyifsizlik, biraz tembellik... İkisini de henüz üzerimden atabilmiş değilim. Öyle ki; temel ihtiyaçlarım için bile yerimden kalkasım gelmiyor :( Buna bir son vermem gerekiyor. Bunun için de en güzel başlangıç birikmiş mimler ve ödülüm hakkında yazı yazmaktı. Sıkı durun çünkü birikmiş tam 5 mim ve bir de ödülüm var :) Mimlerin tarihlerini de yazıyorum ki durumumun vehametini daha iyi anlayın :)
İlk mim blog yazmayı bırakma kararı alan sevgili Handan'dan. Mimlenme tarihi: 30.08.2010 o.O

Lakabınız var mı varsa nedir ?
-Eşim Dodi, arkadaşlarım Yeşo veya Küçük Cadı der :)
Son zamanlarda diline dolanan şarkı ?
-Rengarenk
En son ne zaman neye/kime aşık oldun ?
-Kocişe
En son okuduğun kitap/film ?
-Şuan okuduğum kitap Kuşatma 1453, dün gece Salt'ı seyrettik eşimle.
Son zamanlarda en çok özlediğin ?
-Yeğenim Ömer
Bir günlüğüne ünlü biri (oyuncu-şarkıcı-politikacı) olma hakkı tanınsaydı kim olurdun ?
-Bilemedim???
Yarın sabah ki ilk planın ?
-Pencereden bakmak :)
En sevdiğin Huyun ?
-Eve gelince gün içinde yaşadığım herşeyi unutmam :)
Şu an ki bölümünde/mesleğinde olmasaydın ne olurdun ?
-Ressam veya tasarımcı olmak isterdim
Severek okuduğun 3 blog?
-İzlediğim bütün blogları severek okuyorum, hiçbirini ayıramam :)

Bu mimi Who Cares? blogunun tatlı yazarı sevgili Yasemen k.'dan  gelmişti mimlenme tarihi: 25.11.2010

En Sevdiğin Kelime ?
- Aşk
Nefret Ettiğiniz Kelime ?
- Düşman
Sizi Ne Heyecanlandırır ?
- Yeni olan herşey
Heyecanınızı Ne Öldürür ?
- Negatif düşünceli insanlar
En Sevdiğiniz Ses ?
- Miya'nın mırıltısı :)
Nefret Ettiğiniz Ses ?
-Arabaların alarm ve korna sesleri
Hangi Mesleği Yapmak İstemezsiniz ?
- Doktorluk
Hangi Doğal Yeteneğe Sahip Olmak İsterdiniz?
- Resim yapabilmeyi çok isterdim
Kendiniz Olmasaydınız Kim Olmak İsterdiniz ?
- Fatih Sultan Mehmet olmak isterdim
Nerede Yaşamak İsterdiniz ?
- Ayvalık, Çanakkale, veya Ege'ye kıyısı olan başka bir yer
En Önemli Kusurunuz ?
- Başladığım işi bitirmeden rahat etmem
Size En Fazla Keyif Veren Kötü Huyunuz ?
- Ekmeğin üzerine Sarelle sürüp yemek :)
Kahramanınız Kim ?
- Kociş
En Çok Kullandığınız Kötü Kelime ?
- Oha
Şuan ki Ruh Haliniz ?
- Umutlu
Hayat Felsefenizi Hangi Slogan Özetler ?
- Ya hep ya hiç
Mutluluk Rüyanız ?
- O rüyanın içindeyim :)
Sizce Mutsuzluğun Tanımı ?
- Sevgisizlik
Nasıl Ölmek İsterdiniz?
- Uyurken
Öldüğünüz Zaman Cennete Giderseniz Allah'ın Size Ne Söylemesini İstersiniz ?
- ???

Mim konusu:  Garip Alışkanlıklarımız...Gönül'ün Dünyası blogunun yazarı sevgili Gönül mimlemişti. Mimlenme tarihi: 25.11.2010

Pek çok garip alışkanlığım var ama eşimin en çok sinir olduğu alışkanlığım: Kanepede uyumadan yatağıma yatamamam :) Çocukluğumdan beri böyle bu. Önce kanepe de uyumalıyım.

Mim konusu : Yeni Yıl, Mekila'nın Gezegeni tarafından mimlenmiştim. Mimlenme tarihi: 06.12.2010

Yeni yıla nasıl ve kimlerle girmek istiyorsun?
- Kocişle birlikte İstanbul'da Boğaz manzaralı bir mekanda, kulağımda Yaşar'ın kadife sesiyle :)
Yeni yıldan beklentileriniz neler?
- Sevdiğim herkes için önce sağlık, huzur, mutluluk ve başarı dolu ve güzel günler diliyorum. Bir de ülkem için huzur ve barış.
Yeni yılda neler yapmak istiyorsun?
- Her anının tadını çıkarmak istiyorum. Kendime daha çok zaman ayırmak, yenilenmek istiyorum.
Yeni yıl sence ne demek?
- Geçip giden yıllarda gerçekleştiremediğim hayallerimi, projelerimi yapabilmek için yeni bir şans.
Yeni yılda ne olursa çok mutlu olursun?
- Bütün insanlar refaha kavuşur ve dünyada tüm savaşlar biterse.
Yeni yıla dair mesajın nedir?
- Kıskançlıklardan, dünyevi hırslardan, dedikodulardan uzak, sevgiyle ve sevdiklerimizle dolu mutlu ve sağlıklı günlerimiz olsun.

Yine Mekila'nın Gezegeni tarafından mimlenmiştim. Mimlenme tarihi: 06.12.2010
Mim konusu iki tane; kişi isterse ikisini, isterse seçtiği birini cevaplayabiliyor. Konular şu şekilde:

1- "Bir kişiyi seçip onunla neler yapmayı sevdiğinizi yazınız lütfen."
2- "Size göre aşk nedir? Bir ilişkiden neler beklersiniz?"

Benim seçimim 2. soru oldu işte cevabım:

- Bence aşk, insanın yakalanabileceği en amansız hastalıktır. Bilinen bir reçetesi yoktur. Herkesin iyileşme süresi ve şekli farklıdır.
Bir ilişkiden beklentim, sınırsız sevgi, saygı ve anlayıştır :)

Umarım sizi fazla sıkmamışımdır. Bu postu sonuna kadar okuyacak sebatı gösterip bir de yorum yazan sevgili arkadaşlarım lütfen hakkınızı helal edin. Önümüzdeki günlerde sizler için bir sürprizim var :) 


Sevgili Mekila'nın Gezegeni bir de ödül göndermişti, teşekkür ederim tatlım :) ben de ödülümü bu yazıma yorum yazan herkese gönderiyorum. Ödül sizindir arkadaşlar kabul ederseniz ;) Güzel bir hafta diliyorum hepinize.

Hamiş: Yazacak bir mim daha var :)

1 Aralık 2010 Çarşamba

Geç Kalan Yüzük Mimi

Aylar önce yapmam gereken bir mimdi bu, sevgili Yetenek-Sizin'im mimlemişti beni. Biraz tembelliğim biraz da araya giren işler yüzünden çok geç kaldım. Yine de sözüm söz sırayla bütün mimleri yanıtlayacağım.  İşte bir yüzük manyağının yüzükleri :)


Bunlar Stil Pazarı ganimetlerim :) hepsini severek kullanıyorum. Tekrar teşekkür ederim canım Edi'm :)


Sağ ve sol baştakiler anneciğimin. Rahmetli dedemin hediyesiymiş. Artık sen kullan diye bana verdi :) Ortadaki kullanmadığım altınlarımı verip aldığım yakut yüzüğüm.


Bunlar da kedi serisi :) Soldaki Bugga'nın Pasaj'ından, ortadaki sevgili Atölye Kedi'min, sağdaki ise tatlı Yetenek-Sizin'imin hediyesi :)


Soldakini Ortaköy'de bir tezgahtan almıştım. Üzerinde ejderha figürleri var. Ortadaki sevgili gelinimizin annesinin hediyesi, sagdaki de kocişimin rahmetli babaannesinden hatıra.


Soldakini ben yaptım sahte tek taşım ;) ortadaki annemle babamın geçen yılki doğum günü hediyesi. Sağdakini biliyorsunuz zaten :) ben yaptım.


Boncuklardan takı yaptığım dönemden.


Yine o dönemden kalanlar :)


Sevgili Yetenek-Sizin'imin hediyesi :) çok iştah açıcı biliyorum.


Bu da Demirsoy Mücevher'den 100. izleyici hediyem :)


Son olarak yine benim yaptığım ikili yüzüğüm. Yazısı burada. Yüzüklere olan zaafıma rağmen çok da fazla değilmiş sayıları :)

16 Kasım 2010 Salı

Kurban Bayramı ve Kalpleri Bağlar Kartpostallar Etkinliği...


Sevgili arkadaşlarım hepinize aileleriniz ve tüm sevdiklerinizle birlikte mutlu bir bayram diliyorum. Hayatlarınızdan bayram sevinçleri eksik olmasın. Sizlere sevgili Yeni Gelin'in düzenlediği Kalpleri Bağlar Kartpostallar etkinliğine katıldığımı söylemiştim. Ben iki tane aynı karttan hazırladım. Biri sevgili Ruşyena'ya, diğeri sevgili Uğurböceği'ne gitti. Ben kartımı henüz alamadım. Sanırım bayramdan sonra alabileceğim :) bakalım kimden gelecek?

12 Kasım 2010 Cuma

Yarim İstanbul, Gel Öpeyim Gerdanından...


Yeni Gelin'in düzenlediği Kalpleri Bağlar Kartpostallar etkinliğine katılmıştım. Arkadaşımı mahcup etmemek adına kartlarımı hazırlamam gerekiyordu. Evde de hummalı bir hazırlık vardı. Kısmetse bu akşam yolcuyuz. İstanbul'a gidiyoruz :)  İşleri biraz yoluna koydum, kartlarım da hazır kargoya verilecek, ev hazır sayılır sadece benim gidip son düzenlemeleri yapmam kaldı. E bu kadar yorgunluğun sonunda da İstanbul'dan bir öpücük almak farz oldu ;) Gitmek güzel de ben Miya'mı çok özleyeceğim ;(

5 Kasım 2010 Cuma

Yüzük Aşkına!!!


Ulyana Bezeruk'un None the Richer koleksiyonundan seçtiğim parçalar bunlar. Ulyana, koleksiyonunu David Bowie'nin şarkılarıne benzetiyor, biraz pop, bir damla rock ve sokakta dans ediyormuşsunuz hissini veriyormuş :) Merak ettim şimdi acaba benim olsalar ben de öyle hisseder miyim?

4 Kasım 2010 Perşembe

Ödülüm...


Bu güzel ödülü bana layık gören blog arkadaşımdan bahsetmek istiyorum önce. Sevgili Eda nam-ı diğer Stil Direktörü'me yazdığı farklı ve espirili yorumlarıyla dikkatimi çekmişti. Edi'me her yorum yazışımda acaba O ne yazmış diye yorumunu okuduğum kişidir. Kısa zaman önce tanışmış olmamıza rağmen yıllardır tanışıyormuşcasına yakınlaştık birbirimize. Kıvrak zekasına hayran kaldığım, espirileriyle beni her zaman güldüren, tez zaman dostum Reyhan'ım, seni Edi'm sayesinde tanıdım :) iyi ki de tanıdım. Dostluğumuzun ölene kadar devam etmesi dileğiyle bana gönderdiğin senin kadar tatlı ödülümü yayımlıyorum. Canım Edi'me de bana senin gibi bir dost kazandırdığı için çok teşekkür ediyorum. Vee diyorum ki: Ediiiiii'm çok özledik seni... Kurallar gereği bu ödülü 15 kişiye göndermem gerekiyormuş. Bu defalık kuralları ihlal edip bu ödülü beni izleyen bütün arkadaşlarıma gönderiyorum :)

2 Kasım 2010 Salı

Van Gogh Bunları Görseydi...


Tilt-shift, fotoğrafçılıkta kullanılan bir teknik olup, blur etkisi verilen bölgeler arasında net bir alan oluşturarak, net alanda kalan nesnelere minyatür etkisi vermek için kullanılıyor. Sanatçı Serena Malyon da ünlü ressam Vincent Van Gogh'un 16 tablosuna tilt-shift fotoğraf efekti ekleyerek ressamın tablolarını boyutlandırmış. Tablolarda eklenen, değiştirilen hiçbir şey yok. Sadece ışık ve netlik ayarlarıyla belirlenen odak noktaları öne çıkarılarak bu görüntüler elde edilmiş. Van Gogh bunları görseydi ne derdi bilinmez ama benim çok hoşuma gitti. Van Gogh'u daha iyi tanımak isterseniz Stil Direktörü Edi'min yazdığı yazıya tık tık.










31 Ekim 2010 Pazar

31.10.1975

Benim hayatım 35 yıl önce bugün başladı. Kış mevsiminin hakkını veren, 4 mevsim dağlarından karları eksik olmayan Erzurum'da doğdum, büyüdüm, bütün öğrenim hayatım orada geçti. Çok suyunu içtim memleketimin. Dile kolay tam otuz beş yılı geride bıraktım.

kucukken

İlk fotoğraf dayımın nikahında anne ve babamla. Diğer fotoğrafta bana eşlik eden kuzenim :) Şu küçük halimi bana verseler de ona zamanın çok hızlı geçeceğini söyleyebilsem.

Bu doğum günümün en güzel sürprizi annemin İstanbul'dan gelmesi oldu :) Canım annem ve babam beni dünyaya getirdiğiniz için teşekkür ederim sizlere :) Bugün yanımda olan sevgili kayınvalidem, kayınpederim, görümcem Berna, eşimin kuzenleri Bugay, Feriba ve eşi Kemal'e, arayan ve mesaj gönderen bütün arkadaşlarıma ve kolum kanadım canım aşkım, kocişime hayatımda oldukları için çok teşekkür ederim :) Sevildiğini bilmek harika bir duygu :) İşte bugünden kareler...



Doğum günü olur da hediye olmaz mı? İşte hediyelerim: Berna'cığımdan kendi elleriyle ördüğü iki harika lif ve bir fular. Kayınvalidemden yumuşacık bir sabahlık, Bugay'dan çok şık bir hırka, annemden bir küçük altın, kendimden kuş kafesli kolye, Kemal ve Feriba'dan neffis börek. Fotoğrafı yok çünkü onun fotosu için endoskopi yapmak gerekiyordu :)

hediyelerim


 vee kocişimden hediyelerin en özeli ve muhteşemi; Samsung Galaxy S. İyi ki doğdum :)

SamsungGalaxy S


Evdeki bu hareketlilik sırasında Miya kızım kendine köşe bucak kaçacak yer aradı. Yanından geçenlere hıslayıp durdu :( Herkes gittikten sonra kutladı annesinin doğum gününü :)

miya&ben

30 Ekim 2010 Cumartesi

Kalpleri Bağlar Kartpostallar

Sevgili arkadaşımız Yeni Gelin yaklaşan Kurban Bayramı öncesi yeni bir etkinlik başlattı. Etkinliğin adı: Kalpleri Bağlar Kartpostallar. Soğuk, ruhsuz, elektronik bayram tebriklerinden sıkıldıysanız katılmanızı öneririm. Zira kendi ellerimizle hazırlayıp mesajını el yazımızla yazacağımız harika bayram kartları yapacağız :) Katılmak isterseniz ivedilikle Yeni Gelin'in ilgili yazısına tıklayınız. Bayram öncesi yeni bir heyecan daha sardı beni :) Kartım kime gidecek ve ben kimden kart alacağım bilmiyorum. Tamamen sürpriz olacak hepimize :) Gelin bu heyecanı birlikte paylaşalım...

26 Ekim 2010 Salı

shhhhh



Soonmi Kim tarafından Golden Chix için tasarlanmış bu şirin yüzükler. Tam bir yüzük manyağı olduğumu artık hepiniz biliyorsunuz :) Bu yüzükler verdiği mesaj ve tasarımındaki şıklığıyla beni fethetti. Yüzük demişken bir zamanlar sevgili Yetenek-Sizin'imin bana pasladığı mim vardı. Tatlım unutmadım hazırlığımı yapıp en kısa zamanda yüzük mimini cevaplayacağım ;)

18 Ekim 2010 Pazartesi

Hayal Gücünü Kullan Etkinliği Projem :)


Hayal Gücünü Kullan 2 etkinliği için tişört üzerine yaptım bu gelin kızımızı :) İstediğim gibi olmadı ama bu haliyle de fena değil hani ;) Bu defa kullanmak zorunda olduğumuz malzemeler : Taş, tül, yapma çiçek, ip ve teneke kutuydu.


Taşları değerli taş olarak kullanmayı tercih ettim. Teneke kutumuz sakız kutusuydu, boyandı peçete transferi yapıldı ve gelin kızımızın çeyiz sandığı oldu, içine de çeyiz olarak yarı değerli taşlar  kondu :)


Tülden duvak oldu, yapma çiçek gelin çiçeği, saçları ve ağzını da başka bir tişörtten kestiğim parçaların üzerine teğel yaparak oluşturdum. Kirpiklerini de çizip iğne ardı yaparak işledim :) İnşallah sevgili eşim de beğenir. Böylece alnımın akıyla bir etkinliği daha sonlandırmış oldum. Şimdiden 3. için sabırsızlanıyorum. Sevgili Yetenek-Sizin'ime çokkkk teşekkür ediyorum. Her ne kadar ikimiz düzenliyor görünsek de en çok koşturan yorulan O oldu. Canım kuzum emeklerin için çooook çok teşekkür ederim sana :) İyi ki varsın. Ve etkinliğimize katılan bütün arkadaşlarım,  bizi yalnız bırakmadığınız ve yaptığınız güzel projelerinizle hayal gücümüze yeni pencereler açtığınız için sizlere de sonsuz teşekkürler :) Hepinizi tek tek ziyaret edeceğim. Unutmadan projelerinizin fotoğraflarını mail yoluyla bana veya Yetenek-Sizin'ime gönderirseniz bütün projeleri tek bir sayfada yayımlamamıza yardımcı olursunuz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...