5 Ocak 2017 Perşembe

Sen Aydınlatırsın Geceyi

Bazı insanlar, bazı filmler ve bazı kitaplar hayatımıza girdiğinde yeni dünyalar keşfetmemize sebep olurlar ya... Benim için de Sen Aydınlatırsın Geceyi tam anlamıyla bu etkiyi yarattı. Önce filmin başında çalan Mreyte ya Mreyte ile tanıştım. O şarkı beni filme götürdü. İyi ki de götürmüş. Uzun zamandır seyrettiğim en güzel Türk filmiydi. Sen Aydınlatırsın Geceyi 2013 yılında vizyona girmiş, bol ödüllü bir Onur Ünlü filmi. 



Oyuncu kadrosunda Leyla ile Mecnun dizisinden aşina olduğumuz isimler var ve muhteşem performanslarıyla filmi unutulmazlar arasına sokuyorlar. Film, aklımdan çıkmayan sahneleri, replikleri ve müzikleriyle beni etkisi altında tutmaya devam ediyor. Bir kasaba düşünün ki orada yaşayan herkes olağanüstü güçlere sahip. Fakat bu olağanüstülük onlar için gayet olağan. Filmin içine saklanmış mesajlara dikkat ederek izlemenizi öneririm.



Cemal'in Yasemin'le uçma sahnesi öncesi ve sonrasıyla müthiş. Aralarında geçen şu diyalogsa aralarındaki sevginin saflığına en güzel örnek.

+ Beni seviyon mu?
- İstersen severim.
+ İstiyom galiba.


Hafta sonu ne seyretsem diye düşünüyorsanız size önerim bu filmdir.  

5 Mayıs 2016 Perşembe

Benim Güzel Frida'm


Bu minik Frida figürünü işlemek tam iki akşamımı aldı. İşlerken kör olma tehlikesi atlattığımdan kendisi pek kıymetlidir. İki şekilde kullanıma sunmak istiyorum. Biri kolye diğeri de magnet. Her ikisinden de isteyenler oldu. Önce bu sıralar adını sıkça duyduğumuz Frida'yla tanışalım: Asıl adı Magdelena Carmen Frida Kahlo Calderon olan, Pablo Picasso'ya; "Biz onun gibi insan yüzleri çizemiyoruz" dedirten Meksikalı ressam. 


Trajedi dolu bir yaşamı ve politik görüşleriyle de dünyanın ilgi odağı olmuştur. Genç yaşta geçirdiği kaza sonucu yatağa mahkum olan Frida otoportrelerini yaparak hayata tutunur. En büyük aşkı ve kocası Diego'ya olan tutkusu onu tüketse de aşkından vazgeçmemiştir. 



31 Ekim 2015 Cumartesi

40'ım Çıktı

Hem sizlere merhaba demek hem de benim için çok özel olan bugünü paylaşmak istedim. Evet bugün doğumgünüm ve ben 40 yaşı geride bırakıyorum.


Başkalarından duyduğumda "ne kadar büyük" dediğim o yaşa ulaşmış olmak hem güzel hem de korkutucu. Zaman ürkütücü bir hızla geçiyor. Bundan sonrası için planlarım var: Daha çok kitap okumalıyım, daha çok gezmeliyim, daha çok sevmeliyim, daha çok sevilmeliyim. Her günü daha dolu geçmeli yeni yaşımın. Yeşim'i mutlu etmeliyim. Önümde bir kırk yılım daha var mı bilmiyorum. Olsa da geçen kırk yıldaki kadar genç olamayacağımdan bu yazdıklarımı ivedilikle yapmalıyım. Bir de rafa kalkan planlarım var ama onları buraya yazmayacağım. 

Kırk yaşın bana öğrettiği en önemli şey: Hayata geç kalmanın telafisi yok. O yüzden hiçbir şeyi ertelemeden yaşamalı insan. 

Bu arada bundan sonra yaşımı soracak olan olursa cevabım :D


Hepimize sağlık, mutluluk ve huzur dolu seneler diliyorum...

24 Mart 2015 Salı

MR. PIP

2012 yapımı olan film Yeni Zelandalı yazar Lloyde Jones'un aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış. Imdb puanı 7,2 olan filmin başrolünde Dr. House olarak tanıdığımız Hugh Laurie oynuyor. 


Yıl: 1989, Yer: Papua Yeni Gine açıklarındaki Bougainville adası. Adadaki bakır madenleri yüzünden çıkan iç savaşın ortasında kalan ada halkı. Onlara ünlü İngiliz yazar Charles Dickens'ın Büyük Umutlar kitabını okuyan beyaz bir adam. Kutsal kitaptan başka kitap okunmayacağına inanan ve cemaatini yeni kitaba kaptıran bir anne, kitaptaki kahramanı hayallerine taşıyan genç bir kız ve o kahramanı gerçek sanan askerler... 


Bougainville adası ablukaya alındıktan sonra okulları kapanan çocuklara adadaki tek beyaz olan Bay Watt, Charles Dickens'ın Büyük Umutlar kitabını okumaya başlar. Kitabın baş karakteri olan Bay Pip Matilda'nın hayal dünyasında gerçek bir karaktere dönüşür. Matilda hayalini yaşamaya kendini öyle çok kaptırır ki sahildeki kumlara Pip adını yazar. 



Adaya gelen askerler kumlara yazılmış adı görüp, Pip'i onlara karşı savaşan gerillalardan biri sanarak teslim edilmesini isterler. Pip'in bir kitap kahramanı olduğuna inanmayan askerler adadaki her şeyi yakıp giderler. Fakat Pip için tekrar geleceklerdir ve gelişleri tam bir felakete sebep olacaktır...


Cehalet, sömürü ve din üçgeninde adada yaşanan olaylar eminim sizleri de derinden etkileyecek. Hak ettiği ilgiyi görememiş olan filmi mutlaka seyretmelisiniz. Ve kitaplar; onların olmadığı bir dünya karanlık ve kötülük dolu. Lütfen çocuklarınıza kitap okumanın önemini ve değerini öğretin.

12 Şubat 2015 Perşembe

Uykusuz Gecelere Son

Sevgili blogger arkadaşlarım bugünkü sebeb-i postum sizlere güzel bir haber vermek :) Zira, anne ve anne adayı olan arkadaşlarıma bu güzel üründen bahsetmemek olmazdı. Dünyanın en güzel varlığı olan bebeklerimizi büyütürken pek çok zorluğa katlanırız. Bunlardan biri de uykusuzluktur. Bu sorunla başa çıkmak için geliştirilmiş bir ürün var artık: Baby Sleeper. Ürünün tanıtım bültenini sizlerle paylaşıyorum.

Bebeklerde Uyku Problemine Sağlıklı ve Güvenli Çözüm

Baby Sleeper’ın sevilen ürünü BS-101’in yerini alan BS-102 Uyku Destekleyici şık tasarımı,AB standartlarındaki sağlıklı materyali ve yeni teknik özelikleri ile bebeklere huzurlu uykunun kapılarını açıyor. 

2014’te Türkiye pazarında yerini alan Baby SleeperTM alanında ilk ve tek olan ürünü BS-101 ile bebeklerin uykuya geçiş sürecini sağlıklı biçimde, zamandan ve mekândan bağımsız olarak kısaltırken, her türlü elektromanyetik etkiden de arındırılmış özelliği ile ebeveynlerin büyük beğenisini kazandı.Şimdi ise yenilenen tasarımı ile daha sağlıklı, daha şık ve bebeklerimiz için çok daha güvenli olan BS-102 modelini Türk tüketicilerinin beğenisine sunuyor. 


Ergonomik tasarımı ile evde olduğu kadar, parkta, piknikte ya da misafirlikte, kısacası ihtiyaç duyduğunuz her yerde kullanabileceğiniz, taşıması kolay BS-102, çocuğunuzun uyku problemini çözmede en büyük yardımcınız olacak. Elektriksiz ve pilsiz çalışma özelliği ile son derece sağlıklı ve ekonomik olan BS-102, usb bağlantısı ile şarj edilerek rahatlıkla kullanılabiliyor. Yeni doğan bebeklere özel, anne karnındaki seslere en yakın üç adet BS Sound ile 12 adet ninni melodisini hafızasında barındıran BS-102’nin üstün özelliklerinden biri de bluetooth bağlantısı ile bilgisayar, tablet ya da cep telefonunuzdaki müzikleri de dinletme olanağı sunması… Bu sayede bakteri yuvası olan, elektromanyetik etkileri yüksek elektronik aletler de bebeklerden uzak tutulmuş oluyor.


BS-102’nin diğer bir artısı da Baby Sleeper kullanıcılarından gelen öneriler ışığında tasarımda yapılan önemli değişikliklerdir. BS-101’in köşeli ve metal gövdesi az da olsa bebeklerin canını acıtma ihtimaline sahipti. Bu soruna çözüm olarak Baby Sleeper Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen BS-102 ise oval yapısı ve CE standartlarındaki plastik alaşımı ile sağlık ve güvenlik açısından çıtayı çok daha yukarılara taşımış gibi görünüyor.

Siz de bebeğiniz ve kendiniz için rahat bir gece uykusu istiyorsanız 49,90 TL gibi cazip bir fiyattan satılan BS-102’yi incelemenizi tavsiye ederim.

www.babysleeper.net

İlgilenen blogger anneler bana yazarsanız ürünün sizlere özel kampanyası da mevcut :)



9 Şubat 2015 Pazartesi

Sevgililer Günü İçin Alternatif Hediye Önerilerim

Ben de bu günlerin (Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü vs...) tüketime yönelik olduğunu düşünenlerdenim. Benim böyle düşünüyor olmamın kutlayanlar için bağlayıcılığı yok farkındayım. Madem ki kutlanıyor ve hediyeler alınıyor o halde işe yarar hediyeler olsun da, bu çılgınlığın, içinde yaşamış olduğumuz sisteme de faydası dokunsun diye bu yazıyı yazmak istedim.

İşte sevgilinize alabileceğiniz alternatif hediye önerilerim:

Sevginiz Onları da Yaşatsın

14 Şubat Sevgililer Günü'nde sevgiliniz için nesli tehlike altında olan bir canlı türünü evlat edinin,ona yaşamın çeşitliliğini hediye edin!

Biz sizin desteğinizle bu canlıları korumaya devam edelim. Siz de sevgilinize üzerinde birlikte yaşayabileceğiniz yaşam dolu bir dünya hediye edin.



* 20 TL bağışınızla isme özel e-sertifika, 
* 35 TL ile isme özel basılı sertifika,
* 75 TL ile isme özel basılı sertifika ile birlikte türe özel hediyenizi alabilirsiniz!

Evlat edinebileceğiniz türleri görmek için WWF'nin buradaki sayfasını ziyaret etmeniz yeterli. 

Birlikte Ağaç Dikin

Alacağınız ağaç fidelerini birlikte dikerek sevginizi yaşayan, nefes alan bir varlığa dönüştürebilirsiniz. Şubat ayında dikilebilen ağaçları da araştırdım sizin için :) Söğüt, dut, nar ve ayva. Belki yıllar sonra kendi ağacınızın gölgesinde oturup meyvesini de yersiniz ;)

Unutmayın #DoğadaAşkVar.

23 Aralık 2014 Salı

Yeni Yıl Yaklaşırken Diylemece

Bugünlerde herkesi yeni yıl telaşı sardı. Vitrinler, sokaklar, evler ışıklı süslerle donatılmaya başlandı bile. Çocukken okulda arkadaşlar arasında yeni yıl çekilişi yapardık. Heyecanla beklerdik hediyemizin kimden geleceğini ve ne olacağını :) Ne güzeldi küçük mutluluklarımız. Şimdi de aynı etkinlik instagramda var neyse ki. Eskiden bloggerlar olarak da yapardık. O kadar uzak kaldım ki buralardan haberim yok olan bitenden.

Hazır evler süslenirken sizlere hem fikir olsun hem de geri dönüşüm yapmış olalım diye bu postu yazmaya karar verdim. Hepimiz macaronun hem tadını hem de görünüşünü seviyoruz. Peki o zaman bu defa gazoz kapaklarından macaron yapmaya ne dersiniz?


İhtiyacınız olan malzemeler: Gazoz kapağı, istediğiniz renklerde sprey akrilik boya, sıcak silikon, sim ve iplik.


Öncelikle gazoz kapaklarınızı istediğiniz renklerde boyayın. 



İyice kuruduktan sonra iki kapak arasına kullanacağınız ipi yerleştirin.


Kapaklardan birinin kenarına dikkatlice silikonu sıkıp iki kapağı birbirine yapıştırın. 


Şimdi çok hızlı olmak gerekiyor. Kapakların birleştiği yere tekrar sıcak silikon sıkıp hızlıca sime bulamamız gerekiyor ki silikon soğumadan simler üzerine yapışsın.


Silikonu az az sıkıp sime bularsanız bu işlem daha kolay olur. 


...ve işte sonuç.


Bu da toplu görünüşü. Ne dersiniz? Bence harika bir geri dönüşüm. Anahtarlık olarak da kullanılabilir. Hatta belki kolye ucu bile yapılabilir. Tercih sizin tabii.
  


Aranızda yapan olursa haber etsin. Şimdilik hepinizi sevgiyle kucaklıyorum ♥

10 Kasım 2014 Pazartesi

1881-193∞

Hatırlamak ve hatırlatmak için istedim ki; bugün burası ona ait olsun. 









Fotoğraflar web'den derlenmiştir.

29 Ağustos 2014 Cuma

İğnenaz ve Giden Yolcu

İğnenaz kim mi? Keçe iğneleme yöntemiyle aslında kedi yapmak için başlayıp sonra doğaçlama olarak matruşkaya dönüşen ilk bebeğim  :)




İsim babası sevgili dostum Sıtkı Silah. Adını anmışken hatırlatayım; ilk kitabı Gelen Yolcu'dan (bu yazımda bahsetmiştim) sonra ikinci kitabı Giden Yolcu, Yitik Ülke Yayınlarından çıktı. Bu güçlü kalemle hala tanışmadıysanız kaybınız büyük derim.


Eğer Gelen Yolcu'yu okuduysanız ve henüz Giden Yolcu'yu almadıysanız size bir sürprizim var. Bu yazıma yorum yapan ilk dört kişiye ismine özel imzalı Giden Yolcu'yu hediye edeceğim. 

Gelelim İğnenaz'a, kitap okurken macaron yemeği seven bir matruşka o :} 


İğnenaz şimdi, görür görmez ona aşık olan yeni sahibinde ve duyduğuma göre kitap okuyup macaron yemeğe devam ediyormuş ;}


♥ Hepinize mutlu bir haftasonu diliyorum ♥

31 Temmuz 2014 Perşembe

Yeniden Merhaba

Ahh, biliyorum bu kaçıncı merhaba diyorsun, haksız da sayılmazsın hani. Ne yapayım beni de böyle kabul etmekten başka yapacak bir şeyin yok. Aslına bakarsan benim de aklım fikrim burada ve fakat elim bir türlü gitmiyor klavyeye. İçimde birikmiş çok cümlem var da, onları yazıya dökecek mecalim yok sadece. Ama bak daha fazla dayanamadım geldim yazıyorum. Tamam itiraf ediyorum ben de seni özledim blog. Çok hem de...

Neler mi yapıyorum? Dur anlatacağım, acele etme. Hem sen de beni özledin madem neden hiç arayıp sormuyorsun? Neyse artık geldim ya, buradasın ya. Bundan sonra bu kadar uzun ayrılmak yok anlaştık mı? O zaman bakalım neler yapmışım...

Kitap okuyorum blog.




Güzel kitaplar okuyorum.




Fotoğraf çekiyorum. 



Sevdiğimin fotoğraflarını hem de.



 Ara sıra çılgın pozlar da veriyorum :) 



Konsere gidiyorum; en sevdiğim şarkıları, en sevdiğimin sesinden dinleyip ona eşlik ediyorum.


 Hobilerim var biliyorsun olanlara yenilerini ekliyorum.



 Fena da sayılmam hani biraz daha çalışırsam profesyonel olma yolundayım :)



Sanma ki sadece ben seviyorum kedileri, onlar da beni seviyorlar artık biliyorum.


 Ne demek nereden biliyorum? Biliyorum, çünkü, her gittiğim yerde gelip beni buluyorlar :)



Ve tabii kahve içiyorum blog. En koyusundan en gönülden olanından hem de...



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...